Nepal ve Çin'in güneybatı bölgelerini vuran şiddetli muson yağmurlarının yol açtığı sel ve toprak kaymalarında kaybolan kişi sayısı yaklaşık 3 bine yükseldi. Yetkililer, ölü sayısının ise 600'ü aştığını açıkladı. Felaketin vurduğu bölgelerde arama kurtarma ekipleri, çamur ve enkaz altında kalanları kurtarmak için yoğun çaba harcıyor. Nepal'in başkenti Katmandu ve çevresindeki yerleşimler ile Çin'in Tibet Özerk Bölgesi ve Siçuan eyaleti, felaketten en çok etkilenen alanlar arasında yer alıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Güney Asya ve Doğu Asya'yı etkisi altına alan muson yağmurları, bu yıl beklenenden çok daha şiddetli seyrediyor. Nepal'de Haziran ayının başından bu yana devam eden yağışlar, özellikle dağlık bölgelerde toprak kaymalarına neden olarak birçok köyü yutmuş durumda. Ülkenin doğusundaki Sindhupalchok ve Kavre bölgelerinde onlarca köy, çamur ve moloz yığınları altında kaldı. Nepal hükümeti, felaket bölgelerine ordu ve polis ekipleri sevk ederken, helikopterlerle tahliyeler sürüyor.
Çin tarafında ise Siçuan eyaletindeki bazı ilçelerde nehirlerin taşması sonucu geniş alanlar su altında kaldı. Tibet'te ise Himalayalar'daki buzul göllerinin taşması, ani sellere yol açtı. Çin hükümeti, kurtarma çalışmaları için binlerce itfaiyeci ve askeri görevlendirdi. Bölgede altyapı büyük zarar görürken, birçok köy ve kasabayla iletişim hâlâ kesik durumda.
Kayıp sayısının bu kadar yüksek olması, birçok kişinin sel ve toprak kayması anında evlerinde veya tarlalarda bulunmasından kaynaklanıyor. Özellikle kırsal dağlık bölgelerde erken uyarı sistemlerinin yetersiz olması ve ulaşımın güç olması, kurtarma çalışmalarını da olumsuz etkiliyor. Yetkililer, kayıp sayısının artabileceği uyarısında bulunurken, bölgede sağanak yağışların birkaç gün daha devam edeceği tahmin ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu felaket, Himalaya bölgesinin iklim değişikliği karşısındaki kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bilim insanları, küresel ısınmanın etkisiyle muson yağışlarının daha şiddetli ve düzensiz hale geldiğini, buzul erimelerinin ise ani sel riskini artırdığını vurguluyor. Nepal, dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olarak, iklim değişikliğinin etkilerine en az katkıda bulunan ancak en çok zarar gören ülkeler arasında yer alıyor. Çin ise son yıllarda sık sık benzer felaketlerle karşı karşıya kalıyor; ülke genelinde bu yaz yaşanan seller yüzlerce kişinin ölümüne neden oldu.
Himalaya bölgesi, Asya'nın önemli su kaynaklarından biri olduğu için buradaki iklim değişikliği etkileri, yalnızca Nepal ve Çin'i değil, Hindistan, Bangladeş ve Pakistan gibi komşu ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. Buzulların erimesi, uzun vadede su kıtlığına yol açarken, ani seller de kısa vadede büyük yıkımlara neden oluyor. Uluslararası toplumun, bu tür felaketlere karşı bölgesel iş birliği ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi çağrıları artıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğal afetler konusunda önemli bir deneyime sahip bir ülke olarak, bu tür felaketlere uluslararası yardım çağrılarına duyarsız kalmamaktadır. Nepal ve Çin'deki bu felaket, Türkiye'nin afet yönetimi alanındaki iş birliği potansiyelini göstermesi bakımından önem taşıyor. Türkiye, 2023'teki depremler sonrası uluslararası yardım faaliyetlerinde bulunmuş ve benzer durumlarda dayanışma sergilemiştir. Ayrıca, bu felaketlerin küresel iklim değişikliğinin bir yansıması olduğu göz önüne alındığında, Türkiye'nin de etkilenebileceği göz ardı edilmemeli; bu bağlamda uluslararası iklim politikalarına katkı sağlaması ve bölgesel iş birliklerini güçlendirmesi beklenir.