Nepal ile Tibet arasındaki sınır bölgesinde meydana gelen devasa bir buzul çökmesi, ölümcül sellere yol açarken, hızla ısınan Himalayalar'da artan tehlikeleri bir kez daha gözler önüne serdi. Bilim insanları, bölgedeki buzulların geri çekilmesi ve toprağın çözülmesinin dağ manzaralarını giderek daha istikrarsız hale getirdiği konusunda uyarıyor.
Felaketin boyutları ve acil müdahale
Yetkililer, geçtiğimiz günlerde Nepal'in kuzeyindeki Thame bölgesinde meydana gelen buzul çökmesinin tetiklediği ani selde en az 10 kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin de kaybolduğunu açıkladı. İlk belirlemelere göre, buzul kütlesinin bir kısmının koparak aşağıdaki nehir yatağına düşmesi, büyük bir su dalgasının oluşmasına ve yerleşim yerlerini basmasına neden oldu. Nepal ordusu ve afet ekipleri, bölgede arama kurtarma çalışmalarını sürdürürken, helikopterlerle tahliye edilen yüzlerce kişi geçici barınma merkezlerine yerleştirildi.
Nepal hükümeti, felaketin ardından bölgede olağanüstü hal ilan ederken, uluslararası yardım çağrısında bulundu. Himalaya bölgesi, son yıllarda benzer buzul gölü taşmaları ve buzul çökmeleriyle sık sık gündeme geliyor. 2020 yılında Hindistan'ın Uttarakhand eyaletinde meydana gelen buzul çökmesi de benzer bir felakete yol açmış ve en az 200 kişi hayatını kaybetmişti. Bilim insanları, küresel ısınmanın etkisiyle buzulların erime hızının arttığını ve bu tür olayların daha sık yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Himalayalar alarm veriyor
Himalayalar, dünyanın en büyük üçüncü buzul kütlesine ev sahipliği yapıyor ve bu buzullar, Asya'nın büyük nehirlerini besleyen kritik su kaynakları arasında yer alıyor. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, bölgenin iklim değişikliğine karşı en hassas ekosistemlerden biri olduğunu ortaya koyuyor. Uluslararası Buzul Bilimleri Derneği'nin verilerine göre, Himalaya buzulları 2000'li yıllardan bu yana her yıl ortalama 40 santimetre kalınlığında eriyor. Bu erime, buzul göllerinin hacmini artırırken, çevresindeki toprağın çözülmesiyle birlikte dağ yamaçlarının dengesini bozuyor.
Nepal'de yaşanan bu son felaket, sadece bölge ülkelerini değil, küresel iklim politikalarını da yakından ilgilendiriyor. Uzmanlar, artan sıcaklıkların yalnızca buzul erimesini hızlandırmakla kalmayıp, aynı zamanda Permafrost adı verilen donmuş toprakların çözülmesine de neden olduğunu ve bunun dağ kütlelerinin kaymasını tetikleyebileceğini belirtiyor. Özellikle Çin, Hindistan, Nepal ve Butan'ı etkileyen bu durum, milyonlarca insanın su kaynaklarını ve güvenliğini tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerini Akdeniz havzasında yakından hisseden bir ülke olarak, Himalayalar'daki bu tür olayların küresel iklim dengesine etkisini yakından izliyor. Buzul erimesi deniz seviyesinin yükselmesine katkıda bulunurken, Türkiye'nin kıyı bölgelerinde de risk oluşturuyor. Ayrıca Türkiye, Asya'daki su kaynaklarının azalmasının bölgesel istikrarsızlığı artırabileceği endişesiyle, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında uluslararası iş birliğine verdiği önemi vurguluyor. Bu bağlamda, gelişmekte olan ülkelere yönelik iklim finansmanı ve teknolojik destek konularında Türkiye'nin aktif rol üstlenmesi bekleniyor.