Irak'ın Necef kentinde, İran Lideri Ali Hamaney'in cenaze törenine katılan bir milyondan fazla kişi, Gazze'deki savaşı protesto etti. Tören, bölgesel gerginliğin arttığı bir dönemde, İran'ın nüfuzunun ve Filistin davasına verdiği desteğin bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Gelişmenin arka planı
Ali Hamaney, 17 Nisan 2024 tarihinde 85 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi, İran'ın yanı sıra Irak'ın kutsal kenti Necef'te de düzenlendi. Necef, Şii İslam'ın en önemli dini merkezlerinden biri olup, İran'ın Irak'taki nüfuz mücadelesinde kilit bir konuma sahiptir. Törene katılanlar, Hamaney'in İslam devrimi ve Filistin davasına bağlılığını vurgularken, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını kınadı.
Katılımcılar, Hamaney'in tabutunun geçtiği caddeleri doldurarak, "Kahrolsun İsrail" ve "Gazze yalnız değildir" sloganları attı. Tören, Irak'taki birçok siyasi grup ve dini lider tarafından da desteklendi. Hamaney'in ölümü, İran'da ve bölgede bir iktidar boşluğu yaratırken, yerine geçecek kişi merakla bekleniyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Hamaney'in cenaze töreni, İran'ın bölgesel nüfuzunu ve Filistin davasına verdiği desteği sergilemesi açısından önemliydi. Ancak tören, aynı zamanda İsrail-Hamas savaşının bölgeyi nasıl gerdiğini de gösterdi. İsrail, Gazze'deki askeri operasyonlarını sürdürürken, İran destekli gruplar bölgede faaliyetlerini artırdı. Irak'taki birçok Şii milis grubu, İsrail ve ABD hedeflerine yönelik saldırılar düzenledi.
Necef'teki büyük katılım, İran'ın Irak'taki nüfuzunun hala güçlü olduğunu ortaya koydu. Ancak Irak, bir yandan İran'ın etkisi ile diğer yandan ABD ve Suudi Arabistan'ın baskıları arasında denge kurmaya çalışıyor. Cenaze töreni, bu kırılgan dengenin bir yansıması olarak değerlendirildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Irak ve İran ile derin ekonomik ve siyasi bağlara sahip. Hamaney'in ölümü, İran'da yeni dini lider seçimine kadar geçecek süreçte bir belirsizlik yaratabilir. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki ticari çıkarlarını ve enerji iş birliğini etkileyebilir. Ayrıca, Gazze savaşının bölgeyi germesi, Türkiye'nin Katar, Mısır ve diğer aktörlerle yürüttüğü arabuluculuk çabalarını da zorlaştırabilir. Türkiye, İran ile rekabet ederken, Filistin davasına verdiği destek nedeniyle benzer bir pozisyon alıyor ancak bu durum, İsrail ile ticari ilişkileri de riske atıyor.