Singapur Ulusal Çevre Ajansı (NEA), İçecek Kabı İade Programı kapsamında ortaya atılan kaynakların kötüye kullanımı ve yolsuzluk iddialarını kesin bir dille reddetti. Ajans, tüketicilerin makineleri bir milyon kez kullanarak toplam 5,5 milyon kabı iade ettiğini, her işlemin ortalama 5,5 kabı içerdiğini belirtti. Açıklama, programın şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusundaki tartışmaların gölgesinde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Singapur’da 1 Nisan 2023’te başlatılan İçecek Kabı İade Programı, plastik ve metal içecek kutularının geri dönüşümünü teşvik etmeyi amaçlıyor. Tüketiciler, her bir kabı iade ettiklerinde 10 Singapur senti (yaklaşık 7,5 ABD senti) depozito alıyor. Program, ülkenin 2030 yılına kadar atık miktarını azaltma ve döngüsel ekonomiyi güçlendirme hedeflerinin önemli bir parçası olarak görülüyor.
Ancak programın uygulanmaya başlamasından bu yana bazı sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, makinelerin arızalanması, iade noktalarının yetersizliği ve geri ödeme süreçlerindeki aksaklıklar nedeniyle şikayetlerini dile getirdi. Bu şikayetlerin yanı sıra, programın mali yönetimi konusunda da endişeler gündeme geldi. NEA’nın son açıklaması, bu endişeleri gidermeye yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ajans, programın denetim süreçlerinin bağımsız kuruluşlarca düzenli olarak kontrol edildiğini ve tüm mali işlemlerin izlenebilir olduğunu vurguladı. Ayrıca, tüketicilerin iade işlemlerinden memnuniyet düzeyinin yüksek olduğunu, ancak iyileştirme alanlarının da bulunduğunu kabul etti. NEA, gelecekte daha fazla iade noktası kurulacağını ve makinelerin bakımının hızlandırılacağını taahhüt etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu program, Asya-Pasifik bölgesindeki benzer girişimlere örnek teşkil ediyor. Özellikle Güney Kore, Tayvan ve Japonya gibi ülkelerde içecek kabı depozito sistemleri uzun süredir uygulanıyor. Singapur’un bu sistemi devreye alması, bölgedeki atık yönetimi politikalarında dönüşümsel bir adım olarak görülüyor. Ancak sistemin başarısı, toplumsal kabul ve altyapıya yapılan yatırımlarla yakından ilişkili.
Küresel ölçekte ise plastik kirliliğiyle mücadele kapsamında depozito iade sistemleri yeniden popülerlik kazanıyor. Avrupa Birliği, 2029 yılına kadar plastik şişelerin %90’ının toplanmasını hedefleyen düzenlemeler üzerinde çalışıyor. İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde benzer sistemler halihazırda işliyor. Singapur’un bu alandaki deneyimi, kentsel yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde sistemin nasıl optimize edilebileceğine dair önemli veriler sağlayabilir.
Uzmanlar, depozito iade sistemlerinin yalnızca geri dönüşüm oranlarını artırmakla kalmayıp, aynı zamanda tüketicilerin çevresel farkındalığını da artırdığını belirtiyor. Öte yandan, sistemin mali sürdürülebilirliği, atık yönetimi şirketleri tarafından üstlenilen maliyetlerin nasıl karşılanacağına bağlı olarak değişiyor. NEA’nın bu konudaki şeffaflık hamlesi, diğer ülkeler için de model oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de benzer depozito iade sistemleri için çalışmalar sürüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2025 yılına kadar zorunlu depozito uygulamasını başlatmayı planlıyor. Singapur’daki bu gelişme, Türkiye’deki uygulamanın tasarımında dikkate alınabilecek önemli bir örnek teşkil ediyor. NEA’nın karşılaştığı suçlamalar ve bunlara verilen yanıtlar, Türk yetkililerin benzer sistemlerin şeffaflık ve hesap verebilirlik çerçevesini güçlendirmesine yardımcı olabilir. Ayrıca, Türkiye’nin plastik kirliliğiyle mücadele hedefleri doğrultusunda depozito iade sistemlerinin başarısı, çevre politikalarının etkinliği açısından kritik bir rol oynayacaktır.