NATO'nun 11-12 Temmuz tarihlerinde Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta düzenleyeceği zirve öncesinde, Türkiye'deki insan hakları örgütleri İstanbul Valiliği'nin aldığı gösteri ve toplantı yasağı kararına tepki gösterdi. Valilik, 1-15 Temmuz tarihleri arasında kent genelinde tüm açık hava toplantılarını ve gösterileri yasaklarken, gerekçe olarak kamu düzeni ve güvenliğini koruma ihtiyacını gösterdi. Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Türkiye'deki çeşitli sivil toplum kuruluşları, bu yasağın ifade özgürlüğünü ve barışçıl toplanma hakkını ihlal ettiğini savunuyor.
Gösteri Yasağının Arka Planı
İstanbul Valiliği, 1 Temmuz'da yayımladığı genelgeyle, 1-15 Temmuz tarihleri arasında kentteki tüm açık hava etkinliklerini, mitingleri ve protesto gösterilerini yasakladı. Karar, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 17. maddesine dayandırıldı. Valilik, yasağın amacının “kamu düzeni ve güvenliğinin korunması, başkalarının hak ve özgürlüklerinin engellenmemesi” olduğunu belirtti. Ancak eleştirmenler, bu tür yasakların keyfi olarak uygulandığını ve özellikle NATO zirvesi gibi uluslararası etkinlikler öncesinde muhalif sesleri bastırmak için kullanıldığını iddia ediyor. Benzer yasaklar, daha önce de İstanbul'daki kritik siyasi olaylar öncesinde uygulanmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
NATO zirvesi, İsveç'in üyelik başvurusu, Ukrayna'ya destek ve savunma harcamaları gibi kritik gündem maddeleriyle toplanacak. Türkiye'nin, İsveç'in NATO üyeliğine yönelik itirazlarını sürdürdüğü bir dönemde alınan gösteri yasağı, uluslararası kamuoyunda Türkiye'nin demokratik standartlarına ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Avrupa Birliği ve Batılı diplomatlar, Türkiye'deki ifade özgürlüğü kısıtlamalarını sık sık gündeme getirirken, bu yasak da benzer endişeleri yeniden alevlendirdi. Öte yandan, Türkiye'nin ev sahipliği yapmadığı bir NATO zirvesi öncesinde bu tür bir yasağın alınması, ülkenin iç siyasetteki gerginliğini yansıtıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin NATO ittifakı içindeki konumunu ve Batı ile ilişkilerini etkileyebilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Gösteri yasağı, özellikle İsveç'in NATO üyeliği konusunda Türkiye'nin taleplerinin tartışıldığı bir dönemde, ülkenin demokratik standartlarına yönelik uluslararası eleştirileri artırabilir. Türkiye, bir yandan NATO'da önemli bir müttefik olarak rol alırken, diğer yandan iç siyasetteki kısıtlamalar nedeniyle imaj sorunu yaşıyor. Bu durum, müzakerelerde elini zayıflatabilir ve ittifak içindeki güvenilirliğini sorgulatabilir. Ayrıca, yasağın uzun süreli olması durumunda sivil toplumun tepkisi ve olası protestolar, Türkiye'nin iç istikrarını da etkileyebilir.