NATO'nun toplam savunma harcamalarının 2026 yılı itibarıyla 1,8 trilyon doları aşması bekleniyor. İttifakın yayımladığı son projeksiyonlara göre, ABD bu harcamaların yaklaşık yüzde 57'sini üstlenecek. Beş NATO üyesi ülkenin, Almanya'nın geçen yıl belirlediği ve giderek daha fazla kabul gören gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 3,5'i oranındaki yeni savunma harcaması hedefini aştığı bildirildi. Bu gelişme, ittifak içinde artan savunma yükü paylaşımı tartışmalarına ve güvenlik endişelerine işaret ediyor.
Artan Savunma Bütçeleri ve Yeni Hedefler
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, savunma harcamalarındaki artışı 'tarihi bir yükseliş' olarak nitelendirdi. İttifakın 2026 projeksiyonuna göre, 32 üye ülkenin savunma harcamalarının bir önceki yıla kıyasla reel olarak yüzde 14 artması bekleniyor. Bu artışın temel nedenleri arasında Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı, terörizmle mücadele ve kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesi yer alıyor.
Yüzde 3,5 hedefini aşan ülkeler arasında Polonya, Estonya, Letonya, Litvanya ve Yunanistan bulunuyor. Polonya, GSYH'sinin yüzde 4,7'sini savunmaya ayırarak ittifakın en yüksek harcama yapan ülkesi konumunda. Almanya ise 100 milyar euroluk özel fon sayesinde ilk kez NATO'nun yüzde 2 hedefini aştı. Ancak ABD'nin ittifak içindeki payı, beklendiği gibi en büyük dilimi oluşturuyor; 2026'da ABD'nin savunma harcamalarının 1,02 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Yük Paylaşımı ve Stratejik Dönüşüm
NATO üyeleri arasında savunma harcamalarının artışı, yük paylaşımı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Özellikle ABD, Avrupalı müttefiklerinin daha fazla katkı yapmasını talep ediyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde başlayan bu baskı, Joe Biden yönetimi altında da devam ediyor. NATO'nun yeni hedefi olarak tartışılan yüzde 3,5, özellikle Doğu Avrupa ülkeleri tarafından benimsenirken, Almanya, Fransa gibi daha büyük ekonomiler bu oranın sürdürülebilir olmadığını savunuyor.
Savunma harcamalarındaki bu artış, ittifakın doğu kanadındaki askeri varlığını güçlendirme, tatbikatları artırma ve yeni teknolojilere yatırım yapma amacı taşıyor. Aynı zamanda, NATO'nun Çin'in yükselişi ve Hint-Pasifik'teki güvenlik dinamikleri karşısında daha aktif bir rol üstlenme çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
NATO savunma harcamalarındaki bu artış, Türkiye için hem fırsatlar hem de zorluklar barındırıyor. Türkiye, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip ülkesi olarak ittifak içinde önemli bir aktör. Ancak son yıllarda ABD ile yaşanan S-400 ve F-35 gerilimi, Türkiye'nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığını azaltma çabalarını hızlandırdı. Yeni savunma harcama hedefleri, Türkiye'nin mevcut bütçesini aşmasa da, ittifak içindeki yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından takdir ediliyor. Türkiye'nin, özellikle terörle mücadele ve sınır güvenliği konularında NATO'nun doğu kanadındaki caydırıcılık politikalarına uyum sağlaması bekleniyor. Ancak Yunanistan'ın yüzde 3,5 hedefini aşması, Ege ve Doğu Akdeniz'deki askeri dengeleri etkileyebilir. Türkiye, savunma harcamalarını artırırken, bu artışın ekonomik sürdürülebilirliğini de göz önünde bulundurmak zorunda.