NATO müttefikleri, Washington'da düzenlenen 2024 zirvesinin kapanışında, kolektif savunmaya olan ‘çelik gibi’ bağlılıklarını bir kez daha teyit etti. Zirvenin perde arkasında, ABD Başkanı Donald Trump'ın ittifaktan ayrılma konusundaki sert söylemine rağmen, Amerikan heyetinin NATO'da kalma niyetini net bir şekilde ifade ettiği bildirildi. Zirve sonuç bildirgesinde, üye ülkelerin savunma harcamalarını GSYİH’lerinin yüzde 2’sine çıkarma taahhüdü yinelenirken, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı da kınandı. Trump'ın ittifaka yönelik ‘fırtınalı’ eleştirilerine rağmen, liderler birliğini koruma mesajı verdi.
Gelişmenin Arka Planı
NATO zirvesi, özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın ittifaka yönelik sık sık yaptığı sert eleştiriler ve Avrupalı müttefiklerden savunma harcamalarını artırmalarını istemesi nedeniyle gergin bir atmosferde başlamıştı. Trump, daha önceki zirvelerde “yükün adil paylaşılmadığı” gerekçesiyle ABD'nin NATO'dan çekilebileceği tehdidinde bulunmuştu. Ancak kaynaklar, kapalı kapılar ardında Trump'ın müttefiklere “sizinle kalmak istiyoruz” dediğini aktardı. Bu sözler, ittifakın dağılacağı endişelerini bir nebze olsun dindirdi. Zirvede ayrıca, Ukrayna'ya askeri yardımın sürdürülmesi ve Rusya'ya karşı yeni yaptırımlar konusunda da anlaşmaya varıldı. Ancak Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ayrı bir görüşme yapacağı yönündeki haberler, Avrupalı müttefikleri tedirgin etti.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, zirve sonu bildirgesinin ittifakın birliğini gösterdiğini belirterek, “Tüm müttefikler, birbirimizi savunma taahhüdümüzden asla şüphe etmemelidir” dedi. Öte yandan, Türkiye'nin de dahil olduğu ittifak içindeki bazı ülkeler, özellikle Doğu Akdeniz ve terörle mücadele konularında farklı önceliklere sahip. Zirvede, Türkiye'nin savunma sanayiine yönelik kısıtlamalar ve F-35 programına geri dönüş konusunda da görüş alışverişi yapıldığı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
NATO zirvesi, yalnızca transatlantik ilişkiler değil, aynı zamanda küresel güvenlik dengeleri açısından da kritik önem taşıyor. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı, ittifakın Doğu kanadının güçlendirilmesini zorunlu kılarken, Asya-Pasifik'te Çin'in yükselişi de NATO'nun dikkatini bu bölgeye çeviriyor. Zirvede, Çin'in Rusya'ya askeri destek vermesi kınanırken, Pekin'in ittifakın çıkarlarına meydan okuduğu ifade edildi. Ayrıca, NATO'nun yeni bir stratejik konsept üzerinde çalışmaya başlaması kararlaştırıldı. Bu konsept, insansız hava araçları, siber güvenlik ve uzay gibi yeni savaş alanlarını kapsayacak. İklim değişikliğinin güvenlik üzerindeki etkileri de gündeme geldi, ancak bu konuda somut adımlar atılmadı.
Avrupa'da, özellikle Fransa ve Almanya'nın daha bağımsız bir savunma politikası oluşturma çabaları, ABD-AB ilişkilerinde zaman zaman sürtüşmelere yol açıyor. Ancak bu zirvede liderler, ortak tehditlere karşı birlik mesajı vermeye özen gösterdi. Trump'ın, Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarını artırmaları konusundaki ısrarı, birçok ülkenin bütçesinde ek yük oluştursa da, uzun vadede NATO'nun caydırıcılık kapasitesini artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
NATO zirvesinde alınan kararlar, Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, ittifakın güney kanadında kilit bir ülke olarak, özellikle terörle mücadele ve Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının güvenliği konularında NATO'dan destek bekliyor. Zirvede, Türkiye'nin savunma sanayiine yönelik kısıtlamalar ve F-35 programına dönüş konusunun ele alınması, Ankara'nın taleplerinin kısmen karşılandığına işaret ediyor. Ancak Türkiye'nin Suriye ve Irak'ta yürüttüğü sınır ötesi operasyonlar, ittifak içinde zaman zaman eleştirilere yol açıyor. Bu zirve, Türkiye'ye hem ittifak içi dayanışmayı teyit etme hem de kendi önceliklerini gündeme taşıma fırsatı sundu. Özellikle Rusya- Ukrayna savaşının etkilerinin hafifletilmesi ve Karadeniz'deki güvenlik dengeleri, Türkiye'nin aktif arabuluculuk rolünü pekiştirebilecek.