NATO, bu hafta Baltık Denizi'ndeki en kapsamlı deniz tatbikatlarından biri olan Baltic Operations (BALTOPS) 2026'yı başlattı. ABD Altıncı Filosu liderliğindeki tatbikata 15 NATO üyesi ülke, 20 gemi ve yaklaşık 6.000 personel katılıyor. Bu sayı, bir önceki yıl düzenlenen BALTOPS 2025'e kıyasla belirgin bir düşüşe işaret ediyor. Tatbikatın bu yıl daha küçük ölçekli olmasının temel nedeni, NATO'nun deniz varlığının önemli bir kısmının Orta Doğu'daki operasyonlara tahsis edilmiş olması.
Tatbikatın Kapsamı ve Katılımcılar
ABD Altıncı Filosu tarafından yapılan açıklamaya göre, BALTOPS 2026 tatbikatı 9-20 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Tatbikata ABD, Birleşik Krallık, Almanya, Fransa, Hollanda, Polonya, Danimarka, İsveç, Finlandiya, Norveç, Letonya, Litvanya, Estonya, Belçika ve İtalya katılıyor. 20 suüstü gemisi, denizaltılar, deniz devriye uçakları ve özel harekat timleri tatbikatta yer alıyor. Tatbikatın odak noktası, Baltık Denizi'ndeki deniz güvenliğinin artırılması, mayın harbi, denizaltı savunma harbi ve amfibi operasyonlar gibi alanlarda müttefikler arası uyumluluğun test edilmesi.
Geçen yıl düzenlenen BALTOPS 2025'te 23 gemi, 50'den fazla uçak ve 8.000 personel yer almıştı. Bu yılki katılımdaki azalma, özellikle Kızıldeniz'de Yemen'deki Husilere karşı yürütülen Prosperity Guardian Operasyonu ve Doğu Akdeniz'deki varlık gösterme misyonlarının NATO deniz kaynakları üzerinde yarattığı baskıya bağlanıyor. Uzmanlar, bu durumun NATO'nun aynı anda birden fazla bölgede caydırıcılık sağlama kapasitesine ilişkin soru işaretlerini artırdığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BALTOPS tatbikatı, Soğuk Savaş sonrası dönemde Baltık bölgesindeki en büyük NATO tatbikatlarından biri haline geldi. Özellikle Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırgan politikaları ve İsveç ile Finlandiya'nın NATO üyeliği sonrası bölgedeki güvenlik dinamikleri değişti. Tatbikat, NATO'nun Baltık Denizi'ndeki müttefiklerine yönelik taahhüdünü pekiştirmeyi ve olası bir kriz durumunda hızlı müdahale kabiliyetini test etmeyi amaçlıyor.
Rusya ise tatbikatı yakından izliyor. Moskova, daha önceki BALTOPS tatbikatlarını “provokatif” olarak nitelendirmiş ve NATO'nun bölgedeki varlığının artmasının güvenlik dengesini bozduğunu savunmuştu. Analistler, tatbikatın bu yılki ölçeğinin küçülmesinin Moskova tarafından “NATO'nun dikkatinin dağıldığı” şeklinde yorumlanabileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, İsveç ve Finlandiya'nın katılımı, bu ülkelerin NATO entegrasyonunun derinleştiğini gösteriyor.
Orta Doğu'daki gelişmelerin NATO'nun Avrupa'daki tatbikatlarına doğrudan yansıması, ittifakın kaynak planlamasındaki zorlukları ortaya koyuyor. ABD Savunma Bakanlığı, Kızıldeniz'deki angajmanın süresinin belirsizliği nedeniyle Avrupa'daki bazı tatbikatların yeniden değerlendirildiğini ancak caydırıcılık misyonundan taviz verilmeyeceğini belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bu yılki BALTOPS tatbikatında yer almıyor olsa da, gelişme NATO'nun güney kanadındaki yükünün arttığına işaret ediyor. Orta Doğu'daki angajmanlar nedeniyle ittifakın deniz kaynaklarının Doğu Akdeniz ve Baltık arasında bölünmesi, Türkiye'nin kendi deniz gücünün bölgesel istikrar açısından önemini daha da artırıyor. Ayrıca, NATO'nun caydırıcılık kapasitesinin farklı bölgeler arasında dengelenmesi ihtiyacı, Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu güçlendiren bir faktör olarak değerlendirilebilir. Türkiye, hem Karadeniz'deki Montrö rejimi hem de Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliği politikalarıyla NATO'nun güney stratejisinde kilit bir rol oynamaya devam ediyor.