NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutan Yardımcısı Orgeneral Sir John Stringer, Bloomberg TV'ye verdiği demeçte Avrupalı müttefiklerin ABD'nin olası bir savaş senaryosuna yönelik yardım planlarından çektiği kaynakların büyük kısmını ikame ettiğini açıkladı. Stringer'e göre Avrupalı NATO üyeleri, ABD'nin revize ettiği savunma planlarındaki kesintileri telafi etmek için adımlar attı ve bu süreçte ittifakın caydırıcılık kapasitesi korundu. Açıklama, ittifak içinde yük paylaşımı tartışmalarının sürdüğü ve ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma sinyalleri verdiği bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
ABD, son yıllarda özellikle Ukrayna savaşının ardından Avrupa'nın savunmasına yönelik planlarını güncelledi. Bu kapsamda Washington, kriz durumunda ABD askerlerinin Avrupa'ya sevkiyatını içeren planlardan bazı kaynakları çektiğini duyurdu. Ancak Stringer, Avrupalı müttefiklerin bu boşluğu doldurma konusunda kararlı olduğunu belirtti. “Avrupalı müttefikler, bu ayarlamanın yarattığı eksiklikleri kapatma konusunda kesinlikle adım attı” diyen Stringer, sürecin ittifakın birlikte çalışabilirliğini ve hazırlık seviyesini artırdığını vurguladı.
NATO'nun Avrupa kanadı yıllardır yetersiz savunma harcamaları nedeniyle ABD'den eleştiri alıyordu. 2014'teki Galler Zirvesi'nde üyeler, savunma bütçelerinin GSYH'lerinin %2'sine ulaştırılması konusunda anlaşmıştı. Pek çok üye bu hedefe henüz ulaşamasa da, Polonya ve Baltık ülkeleri gibi Rusya sınırında bulunan ülkeler harcamalarını önemli ölçüde artırdı. Stringer'ın açıklamaları, Avrupalı müttefiklerin sadece taahhütlerini yerine getirmekle kalmayıp, ABD'nin çekildiği alanlarda da inisiyatif aldığını gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını kademeli olarak azaltma ihtimali, özellikle Ukrayna savaşının devam ettiği ve Rusya tehdidinin arttığı bir ortamda ittifakı endişelendiriyor. Ancak Avrupalı müttefiklerin kendi savunma kabiliyetlerini güçlendirmesi, NATO'nun uzun vadede daha dengeli bir yük dağılımına gitmesini sağlayabilir. Bununla birlikte, savunma uzmanları Avrupa'nın teknolojik olarak ABD'nin sağladığı istihbarat, lojistik ve hava gücü gibi kritik alanlardaki boşluğu tamamen dolduramayacağı uyarısında bulunuyor.
Bu gelişme, NATO'nun Doğu Avrupa'daki varlığını ve caydırıcılık stratejisini doğrudan etkiliyor. Rusya ile savaş halindeki Ukrayna'ya destek sağlayan ülkeler, aynı anda kendi savunma kapasitelerini de artırmak zorunda kalıyor. Almanya'nın Zeitenwende (dönüm noktası) politikası kapsamında 100 milyar euroluk özel savunma fonu oluşturması ve Polonya'nın askeri harcamalarını GSYH'sinin %4'üne çıkarma planı, Avrupa'nın savunma yükünü daha fazla üstlenme iradesini gösteriyor. Stringer'ın açıklamaları, bu eğilimin NATO'nun Brüksel'deki karargahında da memnuniyetle karşılandığını ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Avrupa savunmasındaki rolünün azalması, NATO'nun güney kanadında kritik bir konuma sahip olan Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Ankara, özellikle Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki çıkarları açısından ABD'nin askeri varlığına bel bağlamakta zorlanabilir. Ancak Türkiye'nin kendi savunma sanayii hamleleri (SİHA'lar, yerli mühimmat) sayesinde Avrupalı müttefiklere kıyasla daha bağımsız bir pozisyonu var. Bu gelişme, Ankara'nın NATO içinde elini güçlendirirken, ABD ile ilişkilerdeki S-400 ve F-35 gibi gerilimli konuların yeniden müzakere edilmesine zemin hazırlayabilir. Ayrıca Türkiye, yük paylaşımı tartışmalarında kendi katkısını vurgulayarak daha fazla söz hakkı talep edebilir.