ABD Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Nancy Mace, geçtiğimiz Pazartesi günü yaptığı açıklamada, hayatını kaybeden Senatör Lindsey Graham'ın yerine Senato'ya aday olmayacağını duyurdu. Mace, bu kararını "bitmemiş işler" gerekçesine dayandırarak, Meclis'teki mücadelesine devam edeceğini vurguladı. "Size doğrudan söylemek istiyorum. ABD Senatosu'na aday değilim, çünkü bir kavgadan kaçmıyorum, aksine halihazırda içinde olduğum mücadeleyi bitirmem gerekiyor" ifadelerini kullanan Mace, bu kararın Güney Carolina siyasetinde yeni bir dönemin habercisi olduğu yorumlarına yol açtı.
Gelişmenin arka planı
Nancy Mace, 2021 yılından bu yana Temsilciler Meclisi'nde Güney Carolina'nın 1. bölgesini temsil ediyor. Cumhuriyetçi Parti içinde ılımlı kanada yakın duran Mace, özellikle kadın hakları ve çevre politikalarında dikkat çekiyor. Lindsey Graham'ın vefatıyla boşalan Senato koltuğu için ismi geçen Mace, bu açıklamasıyla parti içi dengeleri de etkileyebilir. Graham, 2003'ten bu yana Senato'da görev yapıyordu ve dış politika konularında etkili bir isimdi. Onun yerine geçecek ismin belirlenmesi için Güney Carolina Valisi Henry McMaster'ın atama yapması bekleniyor. Mace'in aday olmaması, yarışı diğer potansiyel adaylar için daha açık hale getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD'de ara seçim sürecine işaret ediyor olsa da, küresel ölçekte dikkatle izleniyor. Lindsey Graham, özellikle Rusya, Çin ve Orta Doğu politikalarında sert duruşuyla biliniyordu. Onun kaybı, Senato'da Cumhuriyetçi kanadın dış politika yöneliminde bir boşluk oluşturabilir. Yeni senatörün kim olacağı, özellikle ABD'nin müttefikleri ve rakipleri tarafından yakından takip edilecek. Mace'in kararı, kısa vadede Cumhuriyetçi Parti'nin kadın temsili açısından bir eksiklik yaratabilir, ancak Mace'in Meclis'teki varlığı sürdüğü için, partinin dış politika söylemlerindeki kadın sesi kaybolmayacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Senatosu'ndaki değişimler, Türkiye-ABD ilişkilerini dolaylı da olsa etkileyebilir. Lindsey Graham, Türkiye'ye yönelik yaptırımlar konusunda zaman zaman eleştirel bir tutum sergilemiş, ancak NATO müttefikliği vurgusunu korumuştu. Onun yerine gelecek senatör, özellikle S-400, Doğu Akdeniz ve PKK/YPG konularında Türkiye'nin hassasiyetlerini anlayan bir isim olursa ilişkiler olumlu etkilenebilir. Mace'in Meclis'te kalması ise, Türkiye'nin Kongre'deki dostlarının korunması açısından önemli. Genel olarak bu gelişme, ABD'nin iç siyasetindeki dengelerin Türkiye'yi ilgilendiren kararlara yansıması açısından izlenmeye değer.