Sekiz büyük uluslararası nakliye birliği, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler için zorunlu geçiş ücreti veya hizmet bedeli uygulanmasına karşı çıkması amacıyla Birleşmiş Milletler'e (BM) ortak bir çağrıda bulundu. Başta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez olmak üzere uluslararası topluma yöneltilen açık mektupta, bu tür bir uygulamanın uluslararası hukuka aykırı olacağı ve küresel ticareti olumsuz etkileyeceği vurgulandı.
Gelişmenin Arka Planı
Denizcilik sektörünün en etkili kuruluşları arasında yer alan Uluslararası Gemi Sahipleri Birliği (IMSA), Uluslararası Bağımsız Tanker Sahipleri Birliği (INTERTANKO) ve Dünya Denizcilik Konseyi'nin de aralarında bulunduğu birlikler tarafından kaleme alınan mektupta, İran'ın bölgede seyrüsefer serbestisine yönelik artan tehditleri ve olası bir geçiş ücreti uygulamasına dair endişelere dikkat çekildi. Söz konusu mektupta, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası sular statüsünün korunması ve kıyı devletlerinin bu tür tek taraflı taleplerinden kaçınması gerektiği belirtilirken, konunun Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) çerçevesinde ele alınması istendi.
Bölgede son dönemde yaşanan gerginlikler, İran'ın Boğaz'ı kapatma tehditleri ve çeşitli gemilere el koyma olayları, deniz ticareti için kritik öneme sahip bu su yolunun güvenliğini yeniden gündeme taşımıştı. Dünya ham petrol ihracatının yaklaşık beşte birinin geçtiği ve küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin önemli bir bölümünün transit olduğu Hürmüz Boğazı, stratejik önemi nedeniyle uluslararası hukukta özel bir yere sahip.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı'na olası bir geçiş ücreti uygulanması, yalnızca nakliye maliyetlerini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda bölgesel istikrarı da olumsuz etkileme riski taşıyor. Uzmanlar, böyle bir adımın, özellikle Basra Körfezi'ndeki enerji kaynaklarına bağımlı Asya ülkeleri başta olmak üzere küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açabileceğini ifade ediyor. Ayrıca, uluslararası sözleşmelerde yer alan transit geçiş hakkı ilkesinin ihlal edilmesinin, dünya ticaretinin temelini oluşturan serbest deniz taşımacılığı ilkesine gölge düşüreceği belirtiliyor.
Nakliye birliklerinin bu girişimi, bölgede deniz güvenliğinin sağlanmasına yönelik artan uluslararası çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. ABD liderliğinde oluşturulan deniz koalisyonları ve çeşitli ülkelerin bölgedeki deniz devriyeleri, geçiş ücreti gibi tek taraflı girişimlere karşı caydırıcılık sağlamayı amaçlıyor. Ancak, İran'ın herhangi bir uluslararası kararı tanımadan kendi egemenlik iddialarını öne sürebileceği göz önüne alındığında, bu tür girişimlerin diplomasi yoluyla çözülmesinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin enerji güvenliği ve deniz ticareti açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü ithal ettiği için Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen petrol ve doğalgaz sevkiyatının kesintisiz ve uygun maliyetle sürmesi hayati bir öneme sahip. Olası bir geçiş ücreti, Türkiye'nin enerji maliyetlerini doğrudan etkileyerek enflasyonist baskıyı artırabilir ve cari açık üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. Ayrıca Türkiye'nin bölgedeki deniz ticareti ve transit taşımacılık faaliyetleri de bu durumdan payına düşeni alır. Bu nedenle Türkiye'nin, uluslararası deniz hukukunun korunması ve serbest deniz taşımacılığının sürdürülmesi için bu tür uluslararası girişimleri desteklemesi ve diplomatik olarak aktif rol alması beklenmektedir. Uluslararası platformlarda benzer itirazları dile getiren Türkiye'nin, hem kendi çıkarlarını korumak hem de bölgesel istikrara katkı sağlamak için bu konudaki tutumunu güçlendirmesi gerekiyor.