İngiltere hükümeti, hızla artan engelli yardımı maliyetlerini kontrol altına almak amacıyla nakit ödemelere sınırlama getirilmesini değerlendiriyor. Yetkililer, son dönemde özellikle ruh sağlığı ve nörogelişimsel bozukluklar nedeniyle yapılan başvurulardaki patlamanın bütçede ciddi bir delik açtığını belirtiyor. 2019'dan bu yana engelli yardımı başvurularındaki artış, hükümeti bu alanda reform yapmaya zorluyor. Çalışma ve Emeklilik Bakanlığı (DWP) verilerine göre, sadece son üç yılda yardım alan kişi sayısı yüzde 30 oranında arttı.
Reform Gerekçesi: Artan Başvurular ve Bütçe Yükü
İngiltere'de engelli yardımı olarak bilinen Kişisel Bağımsızlık Ödemesi (PIP), hareket kısıtlılığı veya günlük yaşam desteği ihtiyacı olan bireylere veriliyor. Ancak son yıllarda başvuruların büyük kısmını ruh sağlığı sorunları ve otizm, DEHB gibi nörogelişimsel durumlar oluşturuyor. DWP'nin raporuna göre, 2024 yılında yapılan yeni başvuruların yüzde 45'ini bu iki kategori oluşturdu. Bu durum, hükümetin sosyal güvenlik harcamalarında sürdürülemez bir artışa yol açtı.
Yetkililer, nakit ödemelerin yerine doğrudan hizmet sağlanması veya kupon sistemi gibi alternatifleri masaya yatırıyor. Ekonomik araştırma kuruluşu Institute for Fiscal Studies (IFS), mevcut eğilimin devam etmesi halinde engelli yardımı harcamalarının 2028 yılına kadar yıllık 10 milyar sterlin artacağını tahmin ediyor. Hükümet sözcüsü, "Sistemin adil ve sürdürülebilir olmasını sağlamalıyız. En savunmasız grupları korurken mali disiplini de elden bırakmamalıyız" açıklamasını yaptı.
Politik ve Toplumsal Boyutlar
Önerilen reformlar, muhalefet ve sivil toplum örgütlerinin tepkisini çekiyor. Engelli hakları savunucuları, nakit ödemelere getirilecek sınırlamaların en çok ihtiyaç sahiplerini vuracağını belirtiyor. İşçi Partisi, hükümeti "sistemik başarısızlığı engellilerin sırtına yıkmakla" suçlarken, Liberal Demokratlar reformun geri çekilmesini talep ediyor. Öte yandan, bazı ekonomistler artan maliyetlerin uzun vadede kamu maliyesini tehdit ettiğini ve reformun kaçınılmaz olduğunu savunuyor.
Konu, aynı zamanda sağlık hizmetlerine erişim ve ruh sağlığı politikalarıyla da yakından ilişkili. Uzmanlar, başvurulardaki artışın kısmen pandemi sonrası ruh sağlığı sorunlarının yaygınlaşmasından kaynaklandığını, kısmen de farkındalığın artmasıyla daha fazla kişinin tanı almasına bağlı olduğunu ifade ediyor. İngiltere'de ruh sağlığı tedavi bekleme listeleri rekor seviyedeyken, engelli yardımı reformu bu krizi daha da derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin engelli yardımı reformu, Türkiye'deki sosyal güvenlik ve engelli politikaları açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de de ruh sağlığı sorunlarına bağlı engellilik oranları artarken, mevcut sosyal yardım sistemi nakit ödemelere dayanıyor. İngiltere deneyimi, benzer bütçe baskılarının Türkiye'de de yaşanabileceğini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile ilişkileri kapsamında sosyal politika uyumu açısından bu tür reformlar izlenmeli. Küresel düzeyde engelli yardımı maliyetlerinin artması, tüm ülkeleri daha sürdürülebilir modeller arayışına itiyor. Türkiye, kendi sistemini bu eğilimler doğrultusunda revize ederek hem mali disiplini sağlayabilir hem de ihtiyaç sahiplerine daha etkin hizmet sunabilir.