Birleşmiş Milletler (BM), Myanmar açıklarında Haziran ayının sonundan bu yana iki büyük botun batması sonucu 500'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Kayıplar arasında çoğunluğu Müslüman Rohingya azınlığına mensup kişiler bulunuyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM) tarafından yapılan ortak açıklamada, söz konusu teknelerin Haziran ayı sonlarında Myanmar'ın Rakhine eyaletinden ayrıldığı belirtildi. İlk teknenin 90, ikinci teknenin ise 200 yolcu taşıdığı tahmin ediliyor. Ancak BM, gerçek rakamların çok daha yüksek olabileceği uyarısında bulundu.
Gelişmenin Arka Planı
Myanmar ordusunun 2017 yılında Rohingya Müslümanlarına yönelik başlattığı baskı ve etnik temizlik kampanyası sonucu yaklaşık 740 bin kişi Bangladeş'e sığınmıştı. Ancak Bangladeş'teki mülteci kamplarında yaşam koşullarının giderek kötüleşmesi ve Myanmar'da devam eden iç savaş, birçok Rohingya'yı yeniden yola çıkmaya itiyor. Tekneler genellikle Tayland, Malezya veya Endonezya'ya ulaşmayı hedefliyor ancak bu ülkelerin sıkı sınır kontrolleri ve korsanlık, deniz yoluyla yapılan göçü tehlikeli kılıyor.
BM verilerine göre, bölgede yalnızca 2022 yılında 200'den fazla Rohingya, tehlikeli deniz yolculukları sırasında ölmüş ya da kaybolmuştu. Uzmanlar, bu sayının gerçekte çok daha yüksek olduğunu belirtiyor. Olayın tekrarlanmaması için uluslararası toplumun harekete geçmesi gerekiyor ancak krizin çözümüne yönelik siyasi irade eksikliği devam ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rohingya krizi, sadece insani bir felaket değil aynı zamanda bölgesel istikrarı tehdit eden bir sorun. Myanmar'ın askeri yönetimi, Bangladeş'teki mülteci kamplarının bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu iddia ediyor. Diğer taraftan, Güneydoğu Asya ülkeleri denizde mahsur kalan mültecileri kabul etmekte isteksiz davranıyor. Endonezya ve Malezya, bazı tekneleri geri çevirirken Tayland ise mültecileri sınır boylarında durduruyor.
BM, Myanmar'da barış ve istikrar sağlanmadan bu trajedilerin önlenemeyeceğini vurguluyor. Ancak Myanmar ordusunun uluslararası toplumla iş birliği yapmayı reddetmesi çözümü zorlaştırıyor. Son olay, bölge ülkelerinin ortak bir göç politikası geliştirmesi gerektiğini bir kez daha gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rohingya Müslümanlarına yönelik yardım kampanyalarıyla uluslararası kamuoyunda dikkat çekici bir rol üstlenmiş, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) aracılığıyla Bangladeş'teki kamplara insani yardım ulaştırmıştı. Ancak bu son olay, Myanmar ordusunun izlediği politikaların milyonlarca insan için hâlâ ölümcül sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Türkiye'nin, BM nezdinde Rohingya sorununu gündeme taşıma ve bölge ülkeleriyle ortak bir çözüm arayışına girme potansiyeli bulunuyor. Ayrıca Orta Doğu ve Asya'da artan İslam karşıtlığına karşı Türkiye'nin insani diplomasi yürütmesi, küresel güç dengesinde önemli bir koz olabilir.