Moritanya sahil güvenliği, ülkenin güneybatısındaki Nouakchott kıyılarında, aralarında 40 çocuğun da bulunduğu 300'den fazla düzensiz göçmeni kurtardı. Göçmenler, İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'na ulaşmak için Atlas Okyanusu'nda tehlikeli bir yolculuğa çıkmıştı. Moritanya haber ajansına göre, kurtarılan göçmenler arasında 214 erkek, 51 kadın ve 40 çocuk yer alıyor. Göçmenlerin çoğunun Gambiya, Senegal ve Fildişi Sahili gibi Batı Afrika ülkelerinden geldiği belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Bu kurtarma operasyonu, Batı Afrika'dan Kanarya Adaları'na uzanan ve dünyanın en ölümcül göç rotalarından biri olarak bilinen Atlantik rotasındaki göç hareketliliğinin bir parçası. Her yıl binlerce insan, aşırı kalabalık ve çoğu zaman bakımsız teknelerle umutsuz bir yolculuğa çıkıyor. İspanya İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında Kanarya Adaları'na deniz yoluyla ulaşan düzensiz göçmen sayısı rekor kırarak 55 bini aştı. 2024 yılında ise bu sayının daha da artması bekleniyor. Bu rotada, geçen yıl binlerce kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Moritanya, göçmenlerin Avrupa'ya ulaşmak için kullandığı ana çıkış noktalarından biri haline geldi.
Moritanya sahil güvenliği son aylarda birçok kurtarma operasyonu gerçekleştirdi. Nisan ayında başkent Nouakchott açıklarında 141 göçmen kurtarılırken, Mart ayında da 150'den fazla kişi kurtarılmıştı. Ancak kurtarılamayanlar da oluyor; geçen hafta Moritanya açıklarında 16 göçmenin cesedi denizden çıkarıldı. Bu durum, göçmen kaçakçılığı ağlarının ve göçmenlerin karşılaştığı zorlukların boyutunu gözler önüne seriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu kurtarma operasyonu, Batı Afrika'dan Avrupa'ya yönelen düzensiz göçün bölgesel ve küresel boyutunu yeniden gündeme getirdi. Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), bu rotanın dünyanın en tehlikeli göç rotalarından biri olduğunu vurguluyor. IOM'un verilerine göre, 2014 yılından bu yana Atlantik rotasında 7 binden fazla kişi hayatını kaybetti. İspanya, Avrupa Birliği'nin göç politikaları çerçevesinde Moritanya ve diğer Batı Afrika ülkeleriyle iş birliğini artırmaya çalışıyor. AB, göçmen akınını önlemek için Moritanya'ya mali destek sağlıyor ve sınır yönetimi konusunda yardım ediyor. Ancak eleştirmenler, bu yardımların göçün kök nedenlerini çözmediğini, yalnızca göçmenlerin daha tehlikeli rotalara yönelmesine neden olduğunu savunuyor.
Kanarya Adaları'na ulaşan göçmen sayısındaki artış, İspanya ve AB'de göç politikaları tartışmalarını da alevlendirdi. İspanya hükümeti, göçmenleri kabul etmek zorunda kaldığını belirtirken, bazı siyasi partiler daha sert önlemler alınmasını istiyor. Öte yandan, insan hakları örgütleri, göçmenlerin yaşam koşullarını iyileştirmek ve göçün nedenlerine çözüm bulmak için daha fazla çaba gösterilmesi çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Batı Afrika'dan İspanya'ya uzanan bu göç rotası, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, düzensiz göçle mücadele konusundaki küresel çabalar açısından önem taşıyor. Türkiye, uzun yıllardır düzensiz göçün merkezlerinden biri olarak benzer zorluklarla karşı karşıya kalmış ve bu konuda önemli deneyim kazanmıştır. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yaptığı göç anlaşması ve sınır yönetimi uygulamaları, benzer sorunlarla mücadele eden ülkeler için bir model olabilir. Ayrıca, bu tür kurtarma operasyonları, uluslararası toplumun göçmenlerin korunması ve göçün kök nedenlerinin ele alınması konusunda iş birliğini artırması gerektiğini hatırlatıyor. Türkiye, bu bağlamda uluslararası platformlarda düzensiz göçle mücadelede iş birliğine vurgu yapmaktadır.