Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Kanada'ya ticaret anlaşması imzalamak üzere bir ziyaret planlıyor ve Meksika ile yürütülen ticaret müzakerelerini hızlandırıyor. Hindistan, Kanada ve Meksika, ABD Başkanı Donald Trump'ın tarife politikalarının yarattığı belirsizlik ortamında yeni pazarlar ve ortaklar arayışında. Bu hamle, üç ekonomiyi bir araya getirerek alternatif ticaret yolları oluşturma çabası olarak yorumlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump'ın 2018'den bu yana uyguladığı ve son dönemde genişlettiği tarifeler, küresel tedarik zincirlerinde önemli değişimlere yol açtı. Çelik ve alüminyum ithalatına getirilen ek vergiler, otomotiv sektörüne yönelik tehditler ve Çin'e karşı yürütülen ticaret savaşı, birçok ülkeyi alternatif ticaret anlaşmaları arayışına itti. Hindistan, bu süreçte hem Kanada hem de Meksika ile ilişkilerini güçlendirmeye odaklandı.
Hindistan ile Kanada arasında 2010 yılında başlayan kapsamlı bir ekonomik ortaklık anlaşması (CEPA) müzakereleri, zaman zaman kesintiye uğradı. Ancak son dönemde ivme kazandı. Modi'nin Kanada ziyareti, bu anlaşmanın nihai imza aşamasına gelmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Hindistan Ticaret Bakanlığı yetkilileri, anlaşmanın iki ülke arasındaki ticaret hacmini önümüzdeki beş yıl içinde iki katına çıkarabileceğini belirtiyor.
Meksika ile yürütülen müzakereler ise daha geniş kapsamlı bir ticaret ve yatırım anlaşmasını hedefliyor. Hindistan ve Meksika arasındaki ticaret hacmi 2023'te 10 milyar doları aşmış durumda. Otomotiv, ilaç ve bilgi teknolojileri sektörlerinde işbirliği potansiyeli yüksek. Meksika, ABD pazarına yakınlığı nedeniyle Hindistan için stratejik bir ortak olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın tarife politikaları, sadece Hindistan'ı değil, Kanada ve Meksika'yı da doğrudan etkiledi. ABD, Kanada ve Meksika arasındaki ticaret anlaşması (USMCA) yeniden müzakere edilirken, Kanada ve Meksika da kendi ticaret ağlarını çeşitlendirme ihtiyacı hissetti. Hindistan, bu denklemde önemli bir aktör olarak ortaya çıkıyor. Asya'nın üçüncü büyük ekonomisi, Batı ile ticaret savaşlarında dengeleri değiştirebilecek bir kapasiteye sahip.
Öte yandan, Hindistan'ın bu hamlesi, Çin'in bölgesel etkisine karşı bir denge unsuru olarak da görülüyor. Çin, son yıllarda Latin Amerika ve Kuzey Amerika'da ekonomik varlığını artırırken, Hindistan da benzer şekilde yeni pazarlar kazanmaya çalışıyor. Kanada ve Meksika ile yapılacak anlaşmalar, Hindistan'ın Küresel Güney'deki liderlik iddiasını da güçlendirebilir.
Uzmanlar, bu gelişmelerin Dünya Ticaret Örgütü (WTO) çerçevesinde çok taraflı ticaret sistemine olan güveni sarsan Trump politikalarına karşı bir yanıt olduğunu belirtiyor. Hindistan, son dönemde Avrupa Birliği, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri ile de benzer ticaret anlaşmaları imzalayarak ticaret ağını genişletme stratejisini sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın Kanada ve Meksika ile ticaret anlaşmalarına yönelmesi, Türkiye'nin küresel ticaret dengelerindeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, benzer şekilde ABD'nin tarife politikalarından olumsuz etkilenen ülkeler arasında. Ankara, son yıllarda Körfez ülkeleri, Afrika ve Asya'da yeni ticaret ortaklıkları kurmaya çalışıyor. Hindistan'ın Latin Amerika ve Kuzey Amerika'da attığı adımlar, Türkiye'nin de bu bölgelerde daha aktif olması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Hindistan ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi henüz istenen seviyede değil; bu tür gelişmeler, iki ülke arasında işbirliği fırsatlarını da gündeme getirebilir.