Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin ülke genelinde başlattığı havalimanı inşa kampanyası, 'yaparsan gelirler' mantığına dayanıyor. Ancak uzmanlar, bu projelerin yolcu akışını sağlarken, havalimanlarından çıkışı mümkün kılacak kara ve demiryolu bağlantılarının ihmal edildiğini belirtiyor. Özellikle kırsal bölgelerde inşa edilen yeni havalimanları, yeterli ulaşım altyapısına sahip olmadığı için 'beyaz filler' haline gelme riski taşıyor.
Arka plan: Havalimanı sayısı iki katına çıkıyor
Modi hükümeti, 2014'te iktidara geldiğinden bu yana havalimanı sayısını 74'ten 148'e çıkarmayı hedefliyor. UDAN (Ude Desh Ka Aam Nagrik) adlı bölgesel bağlantı programı kapsamında, küçük şehirler ve kasabalar havalimanlarına kavuşuyor. Resmi verilere göre 2014-2023 arasında 68 yeni havalimanı hizmete girdi. Ancak bu havalimanlarının çoğu, günde yalnızca birkaç uçuş alıyor ve yolcu sayısı beklenenin altında kalıyor.
Örneğin, Uttar Pradeş eyaletindeki Jewar Uluslararası Havalimanı, Delhi'ye sadece 80 km uzaklıkta olmasına rağmen tam kapasite çalıştığında yılda 70 milyon yolcu taşıması planlanıyor. Ancak bölgeye ulaşım için yeterli otoyol ve demiryolu bağlantısı bulunmuyor. Benzer sorunlar, Himachal Pradeş'teki Kangra Havalimanı ve Assam'daki Jorhat Havalimanı'nda da yaşanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Altyapı yarışının gölgesinde kalan lojistik
Hindistan'ın havalimanı hamlesi, küresel altyapı yarışında Çin ve diğer Asya ülkeleriyle rekabet etme amacı taşıyor. Ancak Dünya Bankası verilerine göre, Hindistan'ın lojistik performans endeksi 2023'te 163 ülke arasında 44. sırada yer alıyor. Havalimanlarına yapılan yoğun yatırım, kara ve deniz yolu altyapısının ihmal edilmesine yol açıyor. Uzmanlar, havalimanlarından şehir merkezlerine ulaşımın ortalama 2-3 saat sürdüğünü, bunun da havayolunun zaman avantajını ortadan kaldırdığını vurguluyor.
Küresel ölçekte, havalimanı inşaatına ayrılan bütçe diğer ulaşım modlarına göre daha yüksek. Hindistan Sivil Havacılık Bakanlığı'nın 2024 bütçesi 2,5 milyar dolar iken, kara yolları bütçesi 18 milyar dolar. Ancak havalimanı yatırımlarının getirisi, bağlantı yollarına yapılan harcamalarla doğru orantılı. Örneğin, Delhi'deki Indira Gandhi Uluslararası Havalimanı'na ulaşımı sağlayan metro hattı, yolcu memnuniyetini %30 artırmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın havalimanı hamlesi, Türkiye'nin 2000'lerde başlattığı havalimanı yatırımlarını anımsatıyor. Ancak Türkiye, İstanbul Havalimanı gibi dev projelerde kara ve demiryolu bağlantılarını eşzamanlı planlayarak altyapı bütünlüğünü sağlamaya çalıştı. Hindistan deneyimi, havalimanı yatırımlarının tek başına yeterli olmadığını, entegre ulaşım ağlarının kritik önem taşıdığını gösteriyor. Türkiye'nin bölgesel havalimanı projelerinde bu dersleri dikkate alması, hem ekonomik verimlilik hem de turizm gelirleri açısından belirleyici olacaktır.