Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin hükümeti, ülkenin genç nüfusunun artan ekonomik ve siyasi hoşnutsuzluğuyla karşı karşıya. Ülke nüfusunun büyük bir bölümünü oluşturan gençler, yüksek işsizlik, sınırlı fırsatlar ve siyasi temsilde yaşadıkları sorunlar nedeniyle hükümete yönelik eleştirilerini giderek daha yüksek sesle dile getiriyor. Uzmanlar, iktidardaki Bharatiya Janata Party'nin (BJP) bu hoşnutsuzluğu gidermemesi halinde siyasi maliyetle karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor.
Gençlerin ekonomik ve siyasi hayal kırıklıkları
Hindistan, dünyanın en genç nüfuslarından birine sahip. Ülke nüfusunun yaklaşık yarısı 25 yaşın altında. Ancak bu demografik avantaj, ekonomik fırsatlara dönüşemiyor. Son yıllarda resmi verilere göre genç işsizlik oranı çift haneli rakamlarda seyrediyor. Özellikle üniversite mezunları arasında iş bulma umudu giderek azalıyor. Nitelikli iş gücü ile piyasanın talepleri arasındaki uyumsuzluk, gençlerin kariyer beklentilerini olumsuz etkiliyor.
Hükümet, 'Make in India' ve 'Skill India' gibi girişimlerle istihdam yaratmayı hedeflese de, bu politikaların etkisi sınırlı kaldı. Kırsal kesimden kentlere göç eden gençler, büyük şehirlerde barınma ve geçim sıkıntısıyla boğuşuyor. Pandemi sonrası ekonomik toparlanma da gençler için yeterli istihdam yaratmadı. Tarım sektörünün daralması ve sanayileşmenin yavaş ilerlemesi, gençleri umutsuzluğa sürüklüyor.
Siyasi alanda ise gençler, karar alma süreçlerinde kendilerini dışlanmış hissediyor. Protestolar ve sosyal medya üzerinden yükselen tepkiler, geleneksel siyasetin gençlerin taleplerine duyarsız kaldığını gösteriyor. Öğrenci hareketleri ve işsizlik karşıtı gösteriler, polis müdahalesiyle karşılaşsa da, gençlerin sesi giderek daha fazla duyuluyor. Muhalefet partileri, bu hoşnutsuzluğu kendi lehlerine kullanmaya çalışıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Hindistan'ın genç nüfusu, ülkenin ekonomik büyümesi ve küresel rekabet gücü açısından kritik bir faktör. Ancak işsizlik ve umutsuzluk, Hindistan'ın 'demografik dividend' olarak adlandırılan avantajını riske atıyor. Gençlerin iş gücüne katılamaması, ülkenin üretim kapasitesini ve tüketim talebini olumsuz etkiliyor. Ayrıca, beyin göçü eğilimi artıyor; nitelikli gençler yurt dışında daha iyi fırsatlar arıyor.
Küresel ölçekte, Hindistan'ın istikrarı ve ekonomik performansı, Asya-Pasifik bölgesindeki dengeleri etkiliyor. Çin ile yaşanan sınır gerginlikleri ve bölgesel ticaret anlaşmaları bağlamında, Hindistan'ın iç dinamikleri dış politika kararlarını da şekillendiriyor. Gençlerin hoşnutsuzluğu, hükümetin popülist politikalara yönelmesine ve milliyetçi söylemi güçlendirmesine yol açabilir. Bu durum, bölgesel gerilimleri artırabilir.
Öte yandan, Hindistan'daki gençlik hareketleri, diğer gelişmekte olan ülkelerdeki benzer dinamiklerle paralellik gösteriyor. Küresel işsizlik ve eşitsizlik sorunları, gençler arasında siyasi katılımı ve protesto kültürünü artırıyor. Sosyal medya, bu hareketlerin örgütlenmesinde ve sesini duyurmasında önemli bir araç haline gelmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki genç işsizliği ve siyasi hoşnutsuzluk, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel ekonomik trendler ve gelişmekte olan ülkelerdeki benzer sorunlar açısından dersler içeriyor. Türkiye de genç nüfusuna istihdam yaratma konusunda zorluklarla karşılaşıyor; Hindistan örneği, eğitim-istihdam uyumsuzluğunun siyasi sonuçlarını gösteriyor. Ayrıca, Hindistan'ın istikrarı, Asya-Pazifik'ta ticaret ve yatırım ortamını etkileyebilir; Türk iş dünyası için alternatif pazarlar ve rekabet koşulları açısından takip edilmesi gereken bir gelişme. Gençlerin siyasi katılımı ve dijital aktivizm, Türkiye'deki benzer dinamiklerle karşılaştırmalı analizler için değerli.