Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin ekonomi danışmanı, ülkesinin Çin'e yönelik yatırım politikalarını gözden geçirerek daha fazla Çinli yatırımcıya kapı açması ve bölgesel ticaret anlaşmalarını yeniden değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Danışman, değişen jeopolitik dengeler ışığında ABD'nin giderek daha az güvenilir bir ortak haline geldiğini, bu nedenle Hindistan'ın Pekin ile ekonomik bağlarını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti. Bu açıklama, Hindistan'ın son yıllarda Çin ile askeri gerilimler yaşadığı ve iki ülke arasındaki ticaret açığının büyüdüğü bir döneme denk geliyor.
Gelişmenin Arka Planı: Hindistan-Çin Ekonomik İlişkileri
Hindistan ve Çin arasındaki ekonomik ilişkiler, 2020'deki sınır çatışmalarından bu yana gergin bir seyir izliyor. Hindistan, Çinli teknoloji uygulamalarını yasaklamış, Çin yatırımlarını sıkı denetime tabi tutmuş ve birçok Çinli şirketin ülkede faaliyet göstermesini engellemişti. Ancak Modi'nin danışmanı, bu politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Danışman, Çin'in küresel tedarik zincirlerindeki merkezi rolüne dikkat çekerek, Hindistan'ın kendi üretim hedeflerine ulaşabilmesi için Çin'den daha fazla yatırım ve teknoloji transferine ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Ayrıca Hindistan'ın, Çin'in öncülüğündeki Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşmasına katılmama kararını yeniden değerlendirmesi gerektiğini ima etti. RCEP, dünyanın en büyük serbest ticaret bölgesini oluşturuyor ve Hindistan 2019'da müzakerelerden çekilmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD'nin Azalan Güvenilirliği ve Çin'in Yükselişi
Danışmanın değerlendirmesi, ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi ve Ukrayna savaşındaki tutumu gibi gelişmelerin ardından Washington'un güvenilirliğine duyulan şüphelerle örtüşüyor. Hindistan, bir yandan ABD liderliğindeki Çin'i çevreleme stratejisi olan Hint-Pasifik ittifakında yer alırken, bir yandan da Çin ile ticari ilişkilerini sürdürüyor. Bu ikili oyun, Hindistan'ın denge politikasını yansıtıyor. Danışmanın açıklamaları, Hindistan'ın önümüzdeki dönemde Çin'e daha fazla ekonomik entegrasyon sinyali verebileceğine işaret ediyor. Ancak bu durum, ABD ile ilişkileri zorlayabilir ve Hindistan'ın Çin'e bağımlılığını artırabilir. Küresel ölçekte ise, Hindistan gibi büyük bir ekonominin Çin'e yönelmesi, Çin'in Asya'daki etkisini pekiştirecek ve ABD'nin bölgedeki nüfuzunu zayıflatabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin de benzer bir ikilemle karşı karşıya olduğu bir dönemde yaşanıyor. Türkiye, NATO üyesi olmasına rağmen Rusya ile askeri ve ekonomik iş birliğini sürdürüyor, Çin ile ticaret hacmini artırıyor. Hindistan'ın Çin'e yönelik politikasını yumuşatması, Türkiye'ye de Batı'ya alternatif ekonomik ortaklıklar arayışında cesaret verebilir. Ankara, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nde aktif rol alırken, ABD ile ilişkilerinde zaman zaman gerilim yaşıyor. Hindistan'ın bu hamlesi, Türkiye için, Çin ile derinleşen ekonomik bağların Batı ittifakı içinde nasıl yönetilebileceğine dair bir örnek teşkil edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkasya'daki çıkarları göz önüne alındığında, Hindistan-Çin yakınlaşması bölgesel güç dengelerini etkileyebilir.