Hindistan Başbakanı Narendra Modi, BRICS Zirvesi'nde yaptığı konuşmada küresel yönetişim sisteminin köklü bir reforma ihtiyaç duyduğunu belirterek Küresel Güney ülkelerinin uluslararası karar alma mekanizmalarında daha fazla temsil edilmesi çağrısında bulundu. Modi, mevcut uluslararası düzenin çok kutuplu dünyanın gerçeklerini yansıtmadığını ifade etti.
Modi'nin çağrısının arka planı
Narendra Modi, BRICS ülkeleri liderlerine hitaben yaptığı konuşmada, "Küresel Güney'in sesi duyulmalı ve bu ülkelerin hak ettiği temsil imkanına kavuşması için uluslararası kurumlar yeniden yapılandırılmalıdır" dedi. Hindistan lideri, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin genişletilmesi ve uluslararası finans kuruluşlarında gelişmekte olan ülkelerin ağırlığının artırılması gerektiğini savundu.
BRICS, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın bir araya gelmesiyle oluşan ve son yıllarda Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin katılımıyla genişleyen bir platform. Zirve, bu yılki toplantıda genişleme sonrası ilk kez bir araya gelindiği için ayrıca önem taşıyor.
Modi, konuşmasında pandemi sonrası dönemde küresel ekonomik toparlanmanın adil olmadığını, gelişmekte olan ülkelerin borç yükü ve iklim finansmanı konusunda yeterli desteği görmediğini dile getirdi. Hindistan Başbakanı, "Küresel kurumlar, bugünün zorluklarına cevap verecek şekilde yenilenmeli. Aksi halde uluslararası sistemin meşruiyeti daha da erozyona uğrar" uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
BRICS ülkeleri, son yıllarda Batı merkezli uluslararası düzene alternatif arayışlarını hızlandırdı. Özellikle ABD ve Avrupa Birliği'nin Rusya'ya yönelik yaptırımları ve Çin ile yaşanan ticaret gerilimleri, bu ülkeleri daha bağımsız hareket etmeye itti. Modi'nin çağrısı, bu bağlamda Batı dışı bir dünya düzeninin kurumsallaşması yönünde atılan adımların bir parçası olarak görülüyor.
Hindistan, aynı zamanda G20 dönem başkanlığı sırasında Küresel Güney'in sorunlarına odaklanmış ve Afrika Birliği'ni G20'ye üye olarak kabul ettirmişti. Bu hamle, Yeni Delhi'nin gelişmekte olan ülkeler nezdindeki liderlik iddiasını güçlendirdi. Modi'nin BRICS'teki söylemi, Hindistan'ın hem Çin hem de Batı ile dengeli ilişkiler yürütme stratejisinin bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Uzmanlar, BRICS'in genişlemesiyle birlikte küresel ekonomik ve siyasi ağırlığının arttığını, ancak üyeler arasındaki çıkar farklılıklarının ortak bir reform gündemi oluşturmayı zorlaştırdığını belirtiyor. Yine de Modi'nin konuşması, gelişmekte olan ülkelerin uluslararası sistemde daha fazla söz hakkı talebinin yükselen bir trend olduğunu gösteriyor.
Zirvenin sonuç bildirgesinde, uluslararası finansal mimarinin güçlendirilmesi ve gelişmekte olan ülkelerin karar alma süreçlerine daha fazla katılımı yönünde ifadeler yer aldı. Ayrıca, yerel para birimleriyle ticaretin teşvik edilmesi ve Yeni Kalkınma Bankası'nın kaynaklarının artırılması gibi konular da gündeme geldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BRICS ile diyalog halinde olan ve aynı zamanda NATO üyesi bir ülke olarak bu gelişmeleri yakından takip ediyor. Küresel Güney'in güçlendirilmesi ve çok kutuplu düzen vurgusu, Türkiye'nin uzun süredir dile getirdiği "dünya beşten büyüktür" teziyle örtüşüyor. BM Güvenlik Konseyi reformu, Türkiye'nin de desteklediği bir konu. Öte yandan BRICS'in genişlemesi ve alternatif finansal yapılar oluşturma çabaları, Türkiye'nin ekonomik ve jeopolitik dengelerini etkileyebilir. Ankara'nın hem Batı hem de Doğu ile ilişkilerini çeşitlendirme politikası, bu tür platformlardaki gelişmeleri stratejik bir fırsat penceresi olarak değerlendirmesine yol açıyor. Yine de Türkiye'nin BRICS'e tam üyelik yerine diyalog ortaklığı seviyesinde kalması, mevcut dengeler açısından daha olası görünüyor.