Hindistan Başbakanı Narendra Modi, 15 Ağustos Bağımsızlık Günü konuşmasında, ülkesini önümüzdeki yirmi yıl içinde gelişmiş bir ülke haline getirme hedefini yineleyerek, ekonomik büyüme ve genç nüfusa yatırım konularına odaklandı. Kızıl Kale surlarından yaptığı geleneksel konuşmada Modi, Hindistan'ın bağımsızlığının 100. yılı olan 2047'yi 'Viksit Bharat' (Gelişmiş Hindistan) vizyonu için hedef tarih olarak işaretledi.
Modi, konuşmasında gençlerin ülkenin kalkınmasındaki kritik rolüne vurgu yaparken, "Bugünün gençliği, yarının Hindistan'ını inşa edecek. Onlara eğitim, beceri ve fırsat sağlamak önceliğimizdir" dedi. Başbakan, ayrıca 2047'ye kadar enerji bağımsızlığı, dijital altyapının güçlendirilmesi ve savunma sanayisinde yerli üretimin artırılması gibi somut hedefler sıraladı.
Modi'nin bu açıklamaları, ülkesinin dünyanın en hızlı büyüyen büyük ekonomilerinden biri olmasına rağmen, kişi başına gelir ve altyapı açısından hâlâ gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer almasının yarattığı baskı ortamında geldi. Hindistan'ın 3,4 trilyon dolarlık ekonomisi, Çin ve ABD'nin ardından dünyanın üçüncü büyüğü konumunda, ancak nüfusunun büyük bölümü hâlâ tarım ve kayıt dışı sektörde istihdam ediliyor.
Genç Nüfus ve Ekonomik Reformlar
Hindistan, medyan yaşı 28 olan genç bir nüfusa sahip; bu durum, iş gücü piyasasına her yıl milyonlarca gencin katılması anlamına geliyor. Modi hükümeti, bu demografik fırsatı değerlendirmek için üretim teşvikleri, dijital altyapı yatırımları ve eğitim reformları gibi çeşitli politikalar uyguluyor. Ancak uzmanlar, işsizlik oranlarının yüksekliğine ve ekonomik büyümenin istihdam yaratma kapasitesinin sınırlı olduğuna dikkat çekiyor.
Başbakan, konuşmasında ayrıca yoksulluğun azaltılması, kadınların iş gücüne katılımının artırılması ve kırsal kalkınma projelerine de değindi. "Hindistan'ın kalkınması, en alttaki vatandaşın refahıyla ölçülmelidir" diyen Modi, 2024 genel seçimleri öncesinde iktidardaki Bharatiya Janata Partisi'nin (BJP) destek tabanını güçlendirmeyi hedefliyor.
Ekonomistler, Modi'nin vizyonunun gerçekleşmesi için yıllık ortalama %8-9 büyüme hızının sürdürülmesi gerektiğini, bunun da küresel ekonomik koşullar, iklim değişikliği etkileri ve jeopolitik belirsizlikler gibi faktörlere bağlı olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'ın gelişmiş ülke hedefi, yalnızca iç politik bir vaat değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel güç dengelerini de etkileyebilecek bir gelişme. Hindistan, Çin ile yaşadığı sınır anlaşmazlıkları, Pakistan ile tarihsel gerilimler ve Hint Okyanusu'ndaki stratejik konumu nedeniyle bölgesel bir güç olarak öne çıkıyor.
Modi yönetimi, ABD ve diğer Batılı ülkelerle artan savunma ve teknoloji iş birliğini, Çin'in artan nüfuzuna karşı bir denge unsuru olarak kullanıyor. Ayrıca Hindistan, Quad (Japonya, ABD, Avustralya ile) gibi çok taraflı platformlarda aktif rol oynuyor. Ülkenin ekonomik kalkınma hedefleri, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve Çin'e alternatif üretim merkezi olma çabalarıyla da örtüşüyor.
Uzmanlar, Hindistan'ın 2047 hedefinin küresel ekonomi için de önemli olduğunu; büyük bir pazar ve potansiyel bir üretim merkezi olarak dünya ticaretindeki ağırlığının artacağını öngörüyor. Enerji bağımsızlığı hedefi ise küresel enerji piyasalarında Hindistan'ın elini güçlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın büyüme hedefleri, Türkiye için dolaylı da olsa önemli fırsatlar ve rekabet alanları oluşturuyor. İki ülke, savunma sanayisi, ticaret ve teknoloji alanlarında iş birliği potansiyeli taşıyor; Hindistan'ın büyümesi, yeni pazar ve yatırım imkânları anlamına gelebilir. Öte yandan, Hindistan'ın başta tekstil ve kimya gibi sektörlerde üretim merkezi olma hedefi, Türkiye ile bu alanlarda rekabeti derinleştirebilir. Ayrıca Hindistan'ın Çin'e karşı dengeleyici rolü, Türkiye'nin Asya politikalarında çok kutupluluğu desteklemesi ile örtüşüyor. Ancak iki ülke arasındaki bağların gelişmesi, Pakistan faktörü ve belirli bölgesel anlaşmazlıklar nedeniyle sınırlı kalıyor.