Missouri Yüksek Mahkemesi, Donald Trump ve Cumhuriyetçi Parti tarafından desteklenen yeni kongre bölge haritalarını oybirliğiyle iptal ederek, bu haritaların Kasım ayındaki ara seçimlerde kullanılmasını yasakladı. Mahkeme, kararında haritaların eyalet anayasasına aykırı olduğunu belirterek, yeni ve adil bir harita çizilene kadar mevcut haritaların geçersiz olduğunu hükmetti. Bu karar, seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesi (redistricting) mücadelesinde Cumhuriyetçiler için önemli bir gerileme anlamına geliyor.
Kararın Arka Planı
Missouri'de her on yılda bir nüfus sayımı sonrasında kongre bölgeleri yeniden çizilir. 2020 nüfus sayımının ardından eyaletin Cumhuriyetçi valisi ve Cumhuriyetçi kontrolündeki eyalet meclisi, yeni haritaları onaylamıştı. Ancak bu haritalar, özellikle kırsal ve banliyö bölgelerinde Cumhuriyetçi seçmenleri bir araya toplayarak, Demokratların oylarını etkisiz hale getirmeyi amaçlıyordu. Muhalefetteki Demokratlar ve sivil toplum kuruluşları, haritaların eyalet anayasasında garanti edilen "özgür ve adil seçimler" ilkesini ihlal ettiğini savunarak mahkemeye başvurmuştu.
Missouri Yüksek Mahkemesi, yedi yargıçtan oluşuyor ve şu anda çoğunluğu Cumhuriyetçi vali tarafından atanmış yargıçlardan oluşuyor. Buna rağmen mahkeme, oybirliğiyle hareket ederek haritaların anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. Kararda, haritaların "bölge sakinlerinin oy gücünü eşit şekilde korumadığı" ve "keyfi olarak çizildiği" ifade edildi. Mahkeme, eyalet yetkililerine 2022 seçimleri için yeni haritalar çizme talimatı verdi, ancak bu süreçte mevcut haritaların kullanılamayacağını belirtti.
Bu karar, ülke genelinde devam eden redistricting savaşlarının bir parçası. Her eyalet, nüfus sayımı sonuçlarına göre kongre sandalyelerini yeniden dağıtıyor. Cumhuriyetçiler, Teksas, Florida, Georgia gibi eyaletlerde kendi lehlerine haritalar çizerken, Demokratlar da New York, Illinois gibi eyaletlerde benzer hamleler yapıyor. Missouri'deki karar, bağımsız mahkemelerin bu süreçteki dengeleyici rolünü gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Missouri kararı, ABD'de seçim adaleti ve demokrasi tartışmalarının merkezinde yer alıyor. 2020 başkanlık seçimlerinin ardından Trump ve müttefikleri, seçim sonuçlarına itiraz ederek birçok eyalette yeniden sayım ve dava süreçleri başlatmıştı. Redistricting, bu mücadelenin yeni bir cephesi haline geldi. Cumhuriyetçiler, eyalet meclislerindeki çoğunluklarını kullanarak 2022 ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu geri almayı hedefliyor. Missouri'deki iptal kararı, bu hedefe ulaşmayı zorlaştırabilir.
Kararın uluslararası yansımaları da var. ABD, dünya genelinde demokrasinin öncüsü olarak görülüyor; ancak son yıllarda seçim güvenliği ve adaleti konusundaki tartışmalar, ülkenin uluslararası itibarını zedeliyor. Avrupa ve Asya'daki müttefikler, ABD'deki siyasi kutuplaşmayı ve seçim sistemine yönelik tehditleri endişeyle izliyor. Missouri kararı, ABD yargısının bağımsızlığını ve seçim adaletini koruma iradesini göstermesi açısından olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, benzer davalar diğer eyaletlerde de devam ediyor. Kuzey Karolina, Ohio, Pennsylvania gibi kritik eyaletlerde de redistricting davaları sürüyor. Yüksek Mahkeme'nin Missouri kararı, bu davalarda emsal teşkil edebilir. Demokratlar, kararı memnuniyetle karşılarken, Cumhuriyetçiler kararın "yargı aktivizmi" olduğunu savunuyor ve temyiz yollarını araştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Missouri'deki karar, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de ABD'deki siyasi dengeler ve seçim sistemi, Türk dış politikası ve ekonomisi için dolaylı sonuçlar doğurabilir. ABD'de istikrarsız bir siyasi ortam, NATO içindeki iş birliğini ve ticari ilişkileri etkileyebilir. Ayrıca, ABD'de seçim adaletine yönelik tartışmalar, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde referans olarak kullandığı demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini yeniden gündeme getirebilir. Türkiye, ABD'deki iç gelişmeleri yakından izleyerek, olası bir siyasi krizin bölgesel yansımalarına hazırlıklı olmalı.