Etiyopya, Mısır ve Eritre'yi bölgesel istikrarı baltalamakla suçlayan sert bir açıklama yayımladı. Bu açıklama, Eritre Cumhurbaşkanı Isaias Afwerki’nin Kahire’ye yaptığı resmi ziyaret ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile gerçekleştirdiği görüşmenin hemen ardından geldi. Etiyopya Haber Ajansı’nın (ENA) yayımladığı bir makalede, Kahire ve Asmara yönetimlerinin Afrika Boynuzu’nda “istikrarsızlık tohumları ektiği” ileri sürüldü. Bu gelişme, Kızıldeniz’den Nil havzasına kadar uzanan geniş bir jeopolitik alanda gerginliğin tırmandığının yeni bir işareti olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı: Nil suları ve Kızıldeniz rekabeti
Etiyopya’nın tepkisi, Mısır ile Eritre arasında son dönemde gelişen yakınlaşmayla doğrudan bağlantılı. Mısır, özellikle Etiyopya’nın Nil Nehri üzerinde inşa ettiği Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (GERD) konusunda uzun süredir Etiyopya ile anlaşmazlık yaşıyor. Kahire, barajın Nil’in akışını önemli ölçüde azaltacağını ve Mısır’ın su güvenliğini tehdit edeceğini savunuyor. Etiyopya ise barajın enerji ihtiyacı için hayati olduğu görüşünde.
Eritre’nin Mısır ile yakınlaşması, Etiyopya’nın bu itirazlarına bir yanıt olarak görülüyor. Eritre Cumhurbaşkanı Afwerki’nin Kahire ziyareti sırasında iki ülke arasında güvenlik ve ekonomik iş birliği anlaşmaları imzalandı. Etiyopya ise bu anlaşmaları “kendisini kuşatma girişimi” olarak nitelendiriyor. Özellikle Etiyopya’nın Eritre ile olan kara sınırı sorunları henüz tam olarak çözülmüş değil. Ayrıca Somali ile Eritre arasındaki silahlı gruplar ve siyasi ilişkiler de bu rekabetin bir parçası.
Bölgesel ve küresel boyut: Kızıldeniz’de yeni güç dengeleri
Mısır-Eritre yakınlaşması, Kızıldeniz’deki stratejik dengeleri de etkiliyor. Kızıldeniz, dünya ticaretinin yaklaşık %12’sinin geçtiği hayati bir su yolu. Mısır, Süveyş Kanalı üzerinden bu ticaretin kontrolünde kilit rol oynarken, Eritre de Babülmendep Boğazı’na yakın konumuyla stratejik bir öneme sahip. Etiyopya’nın denize kıyısı olmaması, bölgedeki gelişmeleri kendisi için daha da kritik hale getiriyor. Etiyopya, 1990’lardan bu yana Eritre limanlarını kullanıyor, ancak son dönemde bu ilişki germiş durumda.
Bölgede ayrıca Sudan’ın da önemli bir rol oynadığı unutulmamalı. Sudan, Mısır ve Etiyopya arasında Nil suları konusunda arabuluculuk yapmaya çalışırken, kendi iç siyasi krizleriyle boğuşuyor. Bu çok aktörlü ve kırılgan denklemde, Mısır’ın Eritre ile ittifakı, Etiyopya’yı daha da yalnızlaştırabilir. Aynı zamanda, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkelerinin Kızıldeniz’de askeri üsler edinmesi, bölgesel rekabeti küresel bir boyuta taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’nin hem Mısır hem de Etiyopya ile son dönemde gelişen ekonomik ve diplomatik ilişkileri bulunuyor. Özellikle Türkiye’nin Kızıldeniz’deki askeri varlığı (Somali ve Sudan üsleri) bu gerginlikten doğrudan etkilenebilir. Mısır-Eritre yakınlaşması, Türkiye’nin Doğu Afrika politikasını yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Ayrıca, Nil suları konusundaki anlaşmazlık, bölge ülkeleriyle ticaret ve enerji iş birliklerini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bu çok kutuplu rekabette dengeleyici bir rol üstlenerek kendi çıkarlarını korumalıdır.