Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, cumartesi günü Afrika'daki çatışmalar ve krizler için barışçıl çözümlere öncelik verilmesi, devlet kurumlarının desteklenmesi ve devlet egemenliğine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Anadolu Ajansı'nın haberine göre es-Sisi, "İstikrarsız ülkelerde ekonomik kalkınma inşa edilemez ve istikrar da sürdürülebilir kalkınma olmadan sağlanamaz" ifadelerini kullandı.
Afrika'daki Çatışmalar ve Mısır'ın Barış Çabaları
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, cumartesi günü yaptığı açıklamada Afrika kıtasındaki çatışmalara ve krizlere barışçıl çözümler bulunmasının önceliklendirilmesi gerektiğini belirtti. Es-Sisi, devlet kurumlarının desteklenmesi ve devlet egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklama, Afrika Birliği'nin çeşitli toplantılarına ev sahipliği yapan Mısır'ın kıta siyasetindeki etkin rolünü bir kez daha ortaya koydu.
Es-Sisi'nin çağrısı, kıtada uzun süredir devam eden çatışma bölgelerine işaret ediyor. Libya, Sudan, Somali, Sahel bölgesi ve Doğu Kongo gibi istikrarsız bölgelerdeki krizler, Afrika'nın kalkınma potansiyelini tehdit ediyor. Mısır, özellikle komşusu Libya ve Sudan'daki iç savaşlardan doğrudan etkileniyor. Kahire yönetimi, Libya'da Hafter güçleri ve Trablus hükümeti arasındaki dengeyi korumaya çalışırken, Sudan'daki çatışmanın Mısır'ın güney sınırında yarattığı güvenlik risklerini yönetmeye çalışıyor.
Mısır ayrıca Afrika Boynuzu'nda ve Nil Havzası'nda su paylaşımı konusunda Etiyopya ile yaşadığı anlaşmazlıklarda diplomatik kanalları kullanmayı tercih ediyor. Rönesans Barajı (GERD) meselesi, Mısır'ın Afrika içi diplomasisinde hassas bir başlık olarak öne çıkıyor. Es-Sisi'nin barışçıl çözüm vurgusu, bu tür anlaşmazlıklarda askeri seçenekler yerine müzakereyi öne çıkaran tutumunu yansıtıyor.
Afrika Birliği'nin barış ve güvenlik mimarisi, son yıllarda terör örgütleri, silahlı gruplar ve devlet dışı aktörlerin artan tehdidiyle karşı karşıya. Sahel bölgesinde Fransa'nın askeri varlığını azaltması, bölgede güvenlik boşluğu yaratırken, Rusya'nın Wagner grubu üzerinden artan etkisi yeni bir jeopolitik denge arayışını beraberinde getiriyor. Mısır, bu denklemde hem Afrika Birliği hem de Arap Ligi içinde istikrarı önceleyen bir söylem geliştiriyor.
Afrika'da İstikrar ve Kalkınma Arasındaki Bağlantı
Es-Sisi'nin "İstikrarsız ülkelerde ekonomik kalkınma inşa edilemez" sözü, Afrika'nın karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara işaret ediyor. Kıta genelinde yatırım ortamının iyileşmesi, altyapı projelerinin hayata geçmesi ve genç nüfusun istihdam edilmesi için güvenlik ve siyasi istikrar ön koşul olarak görülüyor. Mısır, son yıllarda ekonomik reformlar ve altyapı yatırımlarıyla bölgesel bir cazibe merkezi olmayı hedefliyor. Kahire'nin Afrika'daki barış çağrısı, aynı zamanda kendi ekonomik çıkarlarını koruma amacı taşıyor.
Afrika kıtası, 1,4 milyar nüfusu ve genç iş gücüyle küresel ekonominin gelecekteki en dinamik pazarlarından biri olarak görülüyor. Ancak kıtadaki çatışmalar, doğrudan yabancı yatırımları caydırıyor ve ticaret yollarını kesintiye uğratıyor. Mısır, Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Anlaşması (AfCFTA) gibi girişimlerin başarısı için istikrarın şart olduğunu savunuyor. Bu çerçevede es-Sisi'nin açıklamaları, Afrika Birliği'nin 2024 teması olan eğitim ve kalkınma hedefleriyle de örtüşüyor.
Mısır'ın Afrika politikası, tarihsel olarak Nil Havzası ve Arap dünyası arasında bir köprü kurma çabası üzerine kurulu. Kahire, Afrika Birliği'nin kurucu üyelerinden biri olarak kıta diplomasisinde ağırlığını korumak istiyor. Son yıllarda Körfez ülkelerinin Afrika'daki artan yatırımları ve Çin'in altyapı projeleri, Mısır'ın da kıtadaki rolünü yeniden tanımlamasını gerektiriyor. Es-Sisi'nin barış çağrısı, bu rekabet ortamında Mısır'ın istikrar ve diplomasi kartını oynamaya devam edeceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi'nin Afrika'daki çatışmalara barışçıl çözüm çağrısı, Türkiye'nin Afrika açılımı ve bölgesel istikrar politikaları açısından dikkate değer. Türkiye, son yıllarda Afrika'da artan diplomatik ve ekonomik varlığıyla kıtadaki krizlerin çözümünde aktif rol almayı hedefliyor. Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecinde olması, iki ülkenin Afrika'daki iş birliği potansiyelini artırabilir. Libya ve Sudan gibi ortak komşuluk alanlarındaki istikrarsızlık, her iki ülkenin güvenlik ve ekonomik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye'nin Afrika Birliği ile geliştirdiği ortaklık çerçevesinde, Mısır'ın barış çağrısına destek vermesi, Ankara'nın kıtadaki yumuşak güç stratejisiyle uyumlu olacaktır.