Mısır milli takımı, Dünya Kupası grup maçında Arjantin'e karşı neredeyse tüm maç boyunca 1-0 önde götürdüğü karşılaşmayı son dakikada yediği golle 2-1 kaybetti. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte Kahire ve diğer kentlerdeki taraftarlar gözyaşlarına boğulurken, sosyal medyada maçın sonucuna dair komplo teorileri hızla yayıldı. Pek çok Mısırlı, hakem kararlarını ve Arjantin'in kazandığı penaltıyı sorgularken, futbolun sadece bir oyun olmadığı, ulusal gururun bir sembolü haline geldiği bir gecede ülke adeta yasa büründü.
Maçın Hikayesi ve Taraftar Tepkileri
Mısır, maça hızlı başlayarak 23. dakikada Muhammed Salah'ın asistiyle Mohamed Abdelmonem'in kafa golüyle 1-0 öne geçti. İlk yarı boyunca üstün oynayan Mısır, Arjantin'in ataklarını başarıyla savuşturdu. İkinci yarıda da dirençli savunmasını sürdüren Mısır, 87. dakikaya kadar skoru korumayı başardı. Ancak 88. dakikada Arjantin'in yıldız oyuncusu Lionel Messi'nin serbest vuruştan yaptığı ortada, Mısır savunmasından seken topu Julian Alvarez tamamlayarak skoru eşitledi. Maçın uzatma dakikalarında ise 90+4'te Lautaro Martinez'in kafa golüyle Arjantin galibiyete ulaştı.
Maçın ardından Mısır'da büyük bir hayal kırıklığı yaşandı. Başkent Kahire'de Tahrir Meydanı'nda toplanan binlerce taraftar, maçı dev ekranlardan izlerken son dakika golüyle sessizliğe gömüldü. Gözle görülür bir şekilde ağlayan taraftarlar, "Bu bir hırsızlık" ve "Hakem satılmış" sloganları attı. Sosyal medyada ise #MısırÇalındı etiketi kısa sürede trend topic oldu. Komplo teorileri arasında, maçın FIFA tarafından Arjantin lehine ayarlandığı, hakemin Arjantinli olduğu iddiası (aslında hakem Sırp'tı) ve VAR'ın Mısır aleyhine kullanıldığı gibi çeşitli söylemler yer aldı.
Bölgesel ve Futbol Politikası Boyutu
Mısır'ın bu yenilgisi, sadece bir spor müsabakası olmanın ötesinde, Arap dünyasında Arjantin'in yıldızı Lionel Messi'ye duyulan hayranlık ile ulusal gurur arasında bir çatışmayı da gözler önüne serdi. Mısır, Afrika kıtasının en büyük futbol güçlerinden biri olarak özellikle Arap Baharı sonrası dönemde futbolda başarıyı ulusal birleşme aracı olarak kullanmıştı. Bu yenilgi, Mısır'ın Dünya Kupası'ndan erken elenmesine yol açarken, aynı zamanda ülkedeki siyasi gerilimleri de besleyebilecek bir unsur haline geldi. Muhalif kesimler, maçın kaybedilmesini hükümetin spor politikalarının başarısızlığı olarak yorumlarken, hükümet yanlıları ise takımın mücadelesini övdü.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mısır'ın Arjantin karşısındaki bu dramatik yenilgisi, Türkiye için doğrudan bir dış politika veya güvenlik meselesi olmasa da, bölgesel rekabet ve futbol diplomasisi açısından dolaylı önem taşımaktadır. Mısır ile Türkiye arasında son yıllarda yaşanan siyasi gerilimler, spor sahasında da kendini göstermektedir. Mısır'ın Dünya Kupası'ndan elenmesi, Türkiye'nin de katılmadığı bir turnuvada bölgesel rakiplerinden birinin başarısızlığı olarak yorumlanabilir. Ayrıca, futbolun kitlesel duyguları harekete geçirme gücü, Türkiye'de de benzer şekilde siyasi ve toplumsal tartışmalara malzeme olabilmektedir. Bu yenilginin yarattığı hayal kırıklığı, Mısır'da iç siyasette bir günah keçisi arayışını tetikleyebilir ve bu da Türkiye-Mısır ilişkilerini etkileyebilecek bir faktör olabilir.