Fransa 24 kanalı muhabiri Sharon Gaffney, Cambridge Üniversitesi Sürdürülebilir Yapılı Çevre ve Sağlık Profesörü Ronita Bardhan ile kentsel alanlarda sıcak dalgalarına karşı soğutma çözümlerini ele aldı. Bardhan'a göre, artan küresel sıcaklıklarla birlikte mimari ve şehir tasarımı, halk sağlığı altyapısının ön cephesi haline geliyor. Özellikle Avrupa'da son yıllarda rekor kıran sıcak dalgaları, kentlerin bu yeni iklim gerçeğine uyum sağlaması gerektiğini ortaya koyuyor.
Yeşil altyapı ve yansıtıcı yüzeyler
Prof. Bardhan, kentsel ısı adası etkisini azaltmak için yeşil çatılar, dikey bahçeler ve ağaçlandırma gibi doğa temelli çözümlerin önemine dikkat çekiyor. Ayrıca, binalarda kullanılan yansıtıcı malzemelerin ve açık renkli yüzeylerin güneş ışınlarını yansıtarak ortam sıcaklığını düşürebileceğini belirtiyor. Bardhan, “Binaların tasarımında pasif soğutma stratejileri kullanmak, enerji tüketimini azaltırken konforu artırıyor” diyor.
Cambridge Üniversitesi araştırmaları, iyi planlanmış yeşil alanların çevre sıcaklığını 2-3 derece düşürebildiğini gösteriyor. Özellikle yoğun nüfuslu kent merkezlerinde, ağaç gölgeliklerinin ve su ögelerinin bir arada kullanılması, mikro iklimler oluşturarak serinleme sağlıyor. Bardhan, bu tür çözümlerin sadece fiziksel sıcaklığı değil, aynı zamanda hava kalitesini ve halk sağlığını da iyileştirdiğini vurguluyor.
Küresel boyut ve Avrupa'daki uygulamalar
Avrupa'da 2023 yazı, tarihin en sıcak yazlarından biri olarak kaydedildi. Fransa, İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerde sıcaklıklar 40 derecenin üzerine çıktı. Bu durum, şehirlerin acilen iklim dostu tasarım ilkelerini benimsemesini zorunlu kılıyor. Bardhan, “Mimarlık artık sadece estetik değil, aynı zamanda bir halk sağlığı meselesi” ifadelerini kullanıyor.
Küresel ölçekte, Kopenhag, Amsterdam ve Viyana gibi şehirler yeşil altyapı yatırımlarıyla öne çıkıyor. Bardhan, bu şehirlerin deneyimlerinin, sıcak dalgalarına karşı dayanıklılığı artırmak için diğer kentlere ilham verebileceğini söylüyor. Ancak, gelişmekte olan ülkelerdeki hızlı kentleşme ve altyapı eksiklikleri, iklim değişikliğine uyumu zorlaştırıyor. Profesör, çözümün yerel malzeme ve geleneksel mimari yöntemlerin modern teknolojilerle harmanlanmasında olduğunu ekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle yaz aylarında artan sıcak dalgalarıyla karşı karşıya kalıyor ve kentsel ısı adası etkisi büyük şehirlerde ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Bu bağlamda, Cambridge Üniversitesi'nin vurguladığı yeşil altyapı ve pasif soğutma çözümleri, Türkiye'nin kentsel dönüşüm projelerine entegre edilebilir. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde, ağaçlandırma, yeşil çatı ve yansıtıcı yüzey uygulamaları, enerji talebini azaltabilir ve halk sağlığını koruyabilir. Ayrıca, Türkiye'nin iklim değişikliği uyum politikalarında mimari boyutun güçlendirilmesi, uluslararası fonlardan yararlanma potansiyelini artırabilir.