New Mexico'da bir yargıç, sosyal medya devi Meta'yı (Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın çatı şirketi) çocukların güvenliğini tehlikeye attığı gerekçesiyle 567 milyon dolar (yaklaşık 18 milyar Türk lirası) tazminat ödemeye mahkum etti. Perşembe günü verilen karar, Meta'nın çocukları çevrimiçi yırtıcılara maruz bırakarak kamuya açık bir tehdit oluşturduğu ve çocuklara zarar verdiği yönündeki jüri bulgusunun ardından geldi. Bu tutar, Mart ayında jürinin eyalete verdiği 375 milyon dolarlık tazminatın üzerine eklenen 192 milyon dolarlık cezai tazminatı içeriyor.
Gelişmenin arka planı
New Mexico Başsavcısı Raúl Torrez'in 2023'te açtığı dava, Meta'nın platformlarının çocuklar için tehlikeli olduğunu ve şirketin bu konuda yeterli önlem almadığını öne sürüyordu. Dava dilekçesinde, Meta'nın algoritmalarının çocukları zararlı içeriklere ve yetişkinlere yönlendirdiği, ayrıca çocukların hesaplarını gizleyerek ebeveyn denetimlerini etkisiz kıldığı iddia edilmişti. Torrez, kararın ardından yaptığı açıklamada, "Meta, çocukların güvenliğini kârlarına feda etti. Bu karar, sosyal medya şirketlerine çocukları korumak için sorumluluk almaları gerektiğini açıkça gösteriyor" dedi.
Meta ise karara itiraz edeceğini duyurdu. Şirket sözcüsü, "Bu karar, sosyal medya kullanımının risklerine ilişkin gerçek dışı bir anlatıya dayanıyor. Biz çocukların güvenliğini ciddiye alıyoruz ve platformlarımızda onları korumak için kapsamlı araçlar geliştirdik" ifadelerini kullandı. Ancak Torrez, Meta'nın bu iddialarını reddederek şirketin "sorunun bir parçası olduğunu ve çözüm için gerçek bir çaba göstermediğini" savundu.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu dava, ABD'de sosyal medya şirketlerine karşı açılan çocuk güvenliği davalarının en büyüklerinden biri olarak kayıtlara geçti. 2021'de eski bir Facebook çalışanı olan Frances Haugen'in şirket içi belgeleri ifşa etmesi, Instagram'ın genç kızların ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini bildiğini ancak bunu gizlediğini ortaya çıkarmıştı. Bu ifşalar, ABD'de ve dünya genelinde sosyal medya platformlarına yönelik düzenleme çağrılarını artırdı. Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası ile büyük teknoloji şirketlerine çocuk koruma da dahil olmak üzere daha sıkı kurallar getirirken, ABD'de eyaletler tek tek dava açma yoluna gidiyor.
New Mexico'daki karar, diğer eyaletlerdeki benzer davalar için emsal teşkil edebilir. Örneğin, Arkansas ve Utah gibi eyaletlerde sosyal medya şirketlerine karşı davalar sürüyor. Ayrıca, Kaliforniya'daki federal mahkeme de Meta ve diğer platformlara karşı açılan toplu davaları ele alıyor. Bu dava, teknoloji şirketlerinin çocuk güvenliği konusundaki sorumluluğunun yasal olarak tanınması açısından önemli bir adım olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu karar, Türkiye'de sosyal medya platformlarına yönelik düzenlemelerin tartışıldığı bir dönemde uluslararası bir emsal oluşturabilir. Türkiye'de özellikle çocukların çevrimiçi güvenliği konusundaki endişeler, son yıllarda artan siber zorbalık ve çevrimiçi taciz vakalarıyla gündeme geliyor. 2020'de yürürlüğe giren sosyal medya yasası, platformlara Türkiye'de temsilci atama ve içerik kaldırma yükümlülüğü getirmişti. Bu karar, Türk düzenleyicilere çocuk koruma konusunda daha kapsamlı önlemler alma konusunda ilham verebilir. Ayrıca, Türkiye'de faaliyet gösteren sosyal medya şirketlerinin çocuklara yönelik riskleri azaltmak için daha proaktif davranmaları beklenebilir. Ancak uzmanlar, Türkiye'nin bu kararı doğrudan emsal olarak kullanmasının hukuki altyapı açısından zor olduğunu, ancak kamuoyu baskısını artırabileceğini belirtiyor.