New Mexico eyalet mahkemesi, Meta Platforms Inc.'i (eski adıyla Facebook) kullanıcı verilerini koruma konusundaki yasal yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle 25 milyar dolar para cezasına çarptırdı. Karar, şirketin yıllardır süren gizlilik tartışmalarının son halkası olarak nitelendiriliyor. Mahkeme, Meta'nın özellikle 'arkadaş paylaşımı' olarak bilinen ve kullanıcıların onayı olmadan üçüncü taraflarla veri paylaşımına olanak tanıyan özelliğinin, eyalet yasalarını ihlal ettiğine hükmetti. Ceza miktarı, bir eyalet mahkemesinin bir teknoloji şirketine verdiği en yüksek cezalardan biri olarak kayıtlara geçti.
Gizlilik Skandalının Arka Planı
New Mexico Başsavcılığı, 2021 yılında Meta'ya karşı açtığı davada, şirketin kullanıcıların rızası olmadan kişisel verilerini üçüncü taraflarla paylaştığını ve özellikle genç kullanıcıları hedef alan 'arkadaş paylaşımı' özelliğiyle gizlilik ihlallerine yol açtığını öne sürdü. Dava dilekçesinde, Facebook'un bu özellik aracılığıyla kullanıcıların arkadaş listelerini ve iletişim bilgilerini reklam verenlerle ve veri simsarlarıyla paylaştığı belirtildi. Mahkeme sürecinde sunulan deliller, şirketin bu uygulamayı kullanıcılarına yeterince açıklamadığını ve onay almadan veri topladığını ortaya koydu.
Bu dava, 2018'de patlak veren Cambridge Analytica skandalının ardından Meta'nın veri uygulamalarına yönelik artan yasal baskıların bir parçası. Cambridge Analytica skandalında, 87 milyon Facebook kullanıcısının verileri, siyasi danışmanlık firması Cambridge Analytica tarafından seçim kampanyalarında kullanılmak üzere izinsiz toplanmıştı. O dönemde Meta, skandalın ardından gizlilik politikalarını güncelleme ve kullanıcı verilerine erişimi kısıtlama sözü vermişti. Ancak New Mexico davası, şirketin bu taahhütlerini tam olarak yerine getirmediğini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
New Mexico kararı, ABD'de eyalet düzeyinde yürütülen gizlilik davalarının ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Federal düzeyde kapsamlı bir gizlilik yasasının bulunmadığı ABD'de, eyaletler kendi yasalarıyla teknoloji devlerini denetlemeye çalışıyor. California, Illinois ve Washington gibi eyaletler de benzer davalarla Meta ve diğer teknoloji şirketlerine karşı harekete geçmiş durumda. Bu karar, diğer eyaletler için emsal teşkil edebilir ve şirketlerin veri uygulamalarını yeniden gözden geçirmesine yol açabilir.
Küresel ölçekte ise Avrupa Birliği'nin Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında Meta'ya verilen cezalar zaten milyarlarca doları bulmuştu. 2023'te AB, Meta'ya veri transferleri nedeniyle 1,3 milyar dolar ceza kesmişti. New Mexico kararı, ABD'de de benzer bir caydırıcılık yaratma potansiyeli taşıyor. Ancak Meta'nın kararı temyiz edeceği ve sürecin yıllar alabileceği belirtiliyor. Şirket, kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunuyor ve kullanıcı gizliliğini korumak için son yıllarda önemli adımlar attığını vurguluyor.
Meta sözcüsü, yaptığı açıklamada, 'Bu karar, eyalet yasalarının federal yasalarla çeliştiği ve şirketimizin yıllardır süren şeffaf uygulamalarını cezalandırdığı için kabul edilemez. Kararı temyize götüreceğiz' dedi. New Mexico Başsavcısı ise kararı 'tüketicilerin gizlilik hakları için büyük bir zafer' olarak nitelendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
New Mexico'nun Meta'ya kestiği 25 milyar dolarlık ceza, Türkiye'nin dijital gizlilik ve veri koruma politikaları açısından dikkatle izlemesi gereken bir emsal. Türkiye'de Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında Meta'ya daha önce idari para cezaları verilmişti, ancak bu miktarlar ABD'dekiyle kıyaslanamayacak kadar düşük. Karar, küresel teknoloji şirketlerinin veri ihlalleri karşısında daha etkin denetlenmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye'nin de benzer şekilde caydırıcı cezalar uygulaması, vatandaşların dijital haklarının korunması ve yerli teknoloji ekosisteminin güvenilirliği açısından önem taşıyor. Ayrıca, sınır ötesi veri akışlarına ilişkin düzenlemelerde ABD ile AB arasındaki gerilim, Türkiye'nin kendi veri egemenliği stratejisini şekillendirmesinde yol gösterici olabilir.