Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) Perşembe günü yaptığı açıklamada, iklim değişikliği nedeniyle dünyadaki sığ su mercan resiflerinin neredeyse tamamının 2075 yılına kadar "son derece yüksek risk" altında olduğunu ve çökme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu bildirdi. IUCN'nin ilk küresel değerlendirmesine göre, mercan resifleri okyanus ekosistemleri için hayati öneme sahip ve milyonlarca insanın geçim kaynağını tehdit ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
IUCN tarafından yapılan kapsamlı değerlendirme, mercan resiflerinin karşı karşıya olduğu tehditleri gözler önüne seriyor. Rapora göre, deniz suyu sıcaklıklarındaki artış, okyanus asitlenmesi ve aşırı avlanma gibi faktörler mercan resiflerinin sağlığını ciddi şekilde bozuyor. Özellikle son 30 yılda yaşanan kitlesel mercan beyazlaması olayları, resiflerin direncini azalttı. Uzmanlar, 1,5 derecelik küresel ısınma senaryosunda bile mercan resiflerinin %70-90'ının yok olacağını, 2 dereceyi aşan ısınmada ise bu oranın %99'a çıkacağını vurguluyor. IUCN Genel Direktörü, "Mercan resifleri, iklim değişikliğinin etkilerini en hızlı hisseden ekosistemlerin başında geliyor. Bu rapor, acil önlem alınmadığı takdirde geri dönüşü olmayan bir noktaya yaklaştığımızı gösteriyor" dedi. Bilim insanları, mercan resiflerinin çöküşünün sadece deniz yaşamını değil, aynı zamanda kıyı koruması, turizm ve balıkçılık gibi sektörler aracılığıyla milyonlarca insanın geçim kaynağını da tehdit ettiğini belirtiyor. Dünya genelinde yaklaşık 500 milyon insan, doğrudan veya dolaylı olarak mercan resiflerine bağımlı durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Mercan resifleri, okyanusların biyolojik çeşitliliğinin merkezleri olarak kabul ediliyor. Her ne kadar tropikal ve subtropikal bölgelerde yoğunlaşsa da, ekosistem hizmetleri küresel ölçekte hissediliyor. Pasifik, Hint Okyanusu ve Karayipler'deki resifler, kıyı topluluklarının beslenme ve geçim kaynakları için kritik öneme sahip. Ayrıca resifler, kıyı şeritlerini fırtına dalgalarına karşı koruyarak erozyonu önlüyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, mercan resiflerinin karbon emiliminde de rol oynadığını ortaya koyuyor. Ancak bu ekosistemlerin kaybı, iklim değişikliğiyle mücadelede olumsuz bir geri bildirim döngüsü yaratabilir. IUCN raporu, mercan resiflerinin korunması için sera gazı emisyonlarının hızla azaltılması, deniz koruma alanlarının genişletilmesi ve sürdürülebilir balıkçılık uygulamalarının hayata geçirilmesi gibi önlemlerin altını çiziyor. Raporda ayrıca, mercan resiflerinin restorasyonu için yenilikçi yöntemlerin geliştirilmesi ve iklime dirençli mercan türlerinin yetiştirilmesi gibi çözüm önerileri de yer alıyor. Ancak uzmanlar, bu tür yerel çabaların küresel ısınma durdurulmadıkça yeterli olmayacağı konusunda uyarıyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamındaki son toplantılarda, okyanusların korunması ve iklim değişikliğiyle mücadelede mavi ekonomi politikalarının önemi vurgulanmıştı. IUCN'nin bu değerlendirmesi, yaklaşan COP toplantıları öncesinde mercan resiflerinin durumuna dikkat çekmeyi amaçlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, mercan resiflerine ev sahipliği yapmasa da, Akdeniz ve Ege Denizi'nde dağınık mercan toplulukları bulunuyor. Özellikle Akdeniz'deki sıcaklık artışı, denizel biyoçeşitliliği olumsuz etkiliyor. Türkiye, iklim değişikliğinin denizel etkilerine karşı kıyı yönetimi ve deniz koruma alanları konusunda adımlar atmak durumunda. Ayrıca, Türkiye'nin balıkçılık ve turizm sektörleri, deniz ekosistemlerinin sağlığına bağlı. Mercan resiflerinin küresel çöküşü, dolaylı olarak Türkiye'nin de dahil olduğu Akdeniz havzasındaki ekolojik dengeyi ve ekonomik faaliyetleri etkileyebilir. Bu nedenle, uluslararası iklim müzakerelerinde denizel koruma taahhütlerinin güçlendirilmesi Türkiye'nin de öncelikleri arasında yer almalı.