İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, hükümetine kısa süre içinde sunacağı yeni bir düzenleme ile okullarda yüzü tamamen kapatan burka ve nikabın yasaklanmasını ve sınıflardaki yabancı öğrenci sayısına üst sınır getirilmesini planladığını duyurdu. Meloni, bu adımın okul güvenliği ve kültürel entegrasyonu güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. Düzenlemenin detayları henüz netleşmedi ancak başbakanın açıklaması İtalya'da eğitim ve göç politikaları tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
Meloni, göreve geldiği 2022'den bu yana göç ve ulusal kimlik konularında sert politikalar izliyor. Son olarak Akdeniz'de göçmen teknelerine yönelik uygulamalar ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine getirilen kısıtlamalarla gündeme gelmişti. Şimdi ise hedefinde eğitim sistemi var. İtalya'da okullarda başörtüsü serbest, ancak yüzü tamamen kapatan peçe ve burka zaten bazı kamu binalarında yasak. Meloni'nin önerisi bu yasağı okullara genişletmeyi ve aynı zamanda sınıflarda yabancı kökenli öğrenci oranına sınır getirmeyi içeriyor. Hükümet kaynaklarına göre, düzenleme önümüzdeki haftalarda bakanlar kuruluna sunulacak. Muhalefet partileri ise öneriyi ayrımcılık olarak nitelendirerek tepki gösterdi. Eğitim sendikaları da uygulamanın pratikte nasıl işleyeceği konusunda soru işaretleri dile getiriyor.
İtalya'da yabancı öğrenci sayısı son yıllarda artış gösterdi. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, 2023-2024 eğitim yılında ilk ve ortaokullarda yabancı uyruklu öğrenci oranı yüzde 10'un üzerinde. Bu oran bazı bölgelerde yüzde 20'yi aşıyor. Meloni hükümeti, bu durumun İtalyanca dil eğitimini ve sınıf içi uyumu olumsuz etkilediğini savunuyor. Önerilen kota ile sınıf başına yabancı öğrenci sayısının belirli bir yüzdeyle sınırlandırılması hedefleniyor. Ancak eğitimciler, böyle bir kotanın anayasaya aykırı olabileceğini ve eğitim hakkını kısıtlayacağını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Meloni'nin açıklaması, Avrupa genelinde yükselen sağ popülist dalganın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Fransa'da 2004'te okullarda dini semboller yasaklanmış, 2010'da ise kamusal alanda yüzü kapatan peçe yasağı getirilmişti. Avusturya, Belçika ve Danimarka gibi ülkeler de benzer yasaklar uyguluyor. İtalya'da şimdiye kadar böyle bir yasak yoktu; Meloni'nin adımı ülkeyi bu ülkelerle aynı çizgiye getirebilir. Öte yandan, yabancı öğrenci kotası eğitimde fırsat eşitliği ilkesine aykırı bulunarak uluslararası alanda eleştirilere yol açabilir. Avrupa Birliği temel haklar şartı, eğitimde ayrımcılığı yasaklıyor. Dolayısıyla düzenlemenin hukuki itirazlarla karşılaşması muhtemel.
Küresel ölçekte ise göç ve entegrasyon politikaları tartışmaları Kovid-19 sonrası dönemde daha da kutuplaştı. İtalya, Akdeniz'de göçmen krizinin merkezinde yer alıyor ve Meloni hükümeti göçü caydırmaya yönelik sert tedbirleriyle tanınıyor. Eğitim alanındaki bu yeni girişim, göç karşıtı seçmen tabanına mesaj niteliği taşıyor. Ancak ekonomik olarak göçmen iş gücüne bağımlı olan İtalya'da, uzun vadede entegrasyonu zorlaştırabileceği endişesi dile getiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İtalya'nın okullarda burka yasağı ve yabancı öğrenci kotası girişimi, doğrudan Türkiye'yi hedeflemese de Avrupa'daki Müslüman topluluklar ve göçmen kökenli öğrenciler üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, Avrupa'da yaşayan Türk kökenli ailelerin çocuklarının eğitim hakları konusunda hassasiyet gösteriyor. Benzer yasakların yaygınlaşması, Avrupa'da ayrımcılık tartışmalarını derinleştirebilir. Ayrıca Türkiye-AB ilişkilerinde göç ve entegrasyon başlıkları zaten gergin; bu tür adımlar diyaloğu daha da zorlaştırabilir. Türkiye'nin, Avrupa'daki Türk toplumunun haklarını koruma yönünde diplomatik girişimlerde bulunması beklenebilir.