İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin aşırı sağ hükümeti, 13 Ekim 2023 Cuma günü itibarıyla İtalya'nın savaş sonrası tarihindeki en uzun süreli hükümeti olma rekorunu kırdı. Bu kayda değer başarı, gelecek yıl yapılacak seçimler öncesinde önemli zorluklara rağmen elde edildi. FRANCE 24'ten Sharon Gaffney, Roma'daki Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (Istituto Affari Internazionali) Direktörü Nathalie Tocci ile Meloni'nin başarısının ardındaki dinamikleri konuştu.
Meloni'nin Siyasi Taktikleri ve Şansı
Nathalie Tocci, Meloni'nin başarısını "%50 akıllı siyasi taktik, %50 olağanüstü şans" olarak özetliyor. Tocci'ye göre Meloni, İtalya'nın iç siyasetindeki bölünmeleri ustaca kullanarak koalisyonunu bir arada tutmayı başardı. Özellikle merkez sağ ittifak içindeki dengeleri iyi yönetti ve muhalefetin dağınık yapısından faydalandı.
Ancak Tocci, şans faktörünün de altını çiziyor. Meloni'nin göreve geldiği dönemde Avrupa'da yaşanan enerji krizi ve Ukrayna savaşı gibi dışsal faktörler, hükümetin dikkatini iç sorunlardan uzaklaştırdı ve uluslararası alanda ittifakları güçlendirmesine yardımcı oldu. Ayrıca, İtalya'nın ekonomik toparlanması ve AB fonlarının etkin kullanımı, hükümetin popülaritesini artırdı.
Meloni'nin liderlik tarzı, sert söylemlerine rağmen pragmatik bir çizgi izlemesiyle dikkat çekiyor. Göç politikalarında sert tutumunu sürdürürken, Avrupa Birliği ile ilişkilerde yapıcı bir dil kullanmayı tercih etti. Bu denge, hem içerde hem de dışarda eleştirilere rağmen siyasi istikrarı korumasını sağladı.
İtalya ve Avrupa İçin Anlamı
Meloni'nin rekor süreli hükümeti, İtalya'nın siyasi istikrarsızlık geleneğine bir istisna oluşturuyor. Savaş sonrası dönemde İtalya, sık sık hükümet değişiklikleriyle gündeme gelirken, Meloni'nin 13 aylık görev süresi (bu haberin yapıldığı tarih itibarıyla) alışılmadık bir istikrarı temsil ediyor. Ancak Tocci, bu istikrarın kalıcı olmayabileceği uyarısında bulunuyor. 2024 seçimleri yaklaşırken, ekonomik zorluklar, göç baskısı ve AB ile yaşanabilecek anlaşmazlıklar hükümeti zorlayabilir.
Avrupa perspektifinden bakıldığında, Meloni'nin başarısı aşırı sağın ana akımlaşmasının bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Meloni, Avrupa'daki diğer aşırı sağ liderlerden farklı olarak, AB karşıtı söylemlerden uzak durup, Brüksel ile işbirliği yapmayı seçti. Bu strateji, onu Avrupa'da daha kabul edilebilir bir figür haline getirdi ve İtalya'nın AB içindeki konumunu güçlendirdi.
Öte yandan, Meloni'nin göçmen karşıtı politikaları ve LGBT+ haklarına yönelik muhafazakar duruşu, uluslararası alanda eleştiri toplamaya devam ediyor. İnsan hakları örgütleri, İtalya'nın Akdeniz'deki göçmenleri geri itme uygulamalarını sert bir şekilde eleştiriyor. Ancak bu eleştiriler, Meloni'nin iç siyasetteki desteğini şimdilik zayıflatmış görünmüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Meloni hükümetinin uzun ömürlü olması, Türkiye-İtalya ilişkileri açısından karmaşık bir tablo çiziyor. İtalya, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde genellikle yapıcı bir tutum sergilese de, Meloni'nin göç konusundaki sert politikaları ve Doğu Akdeniz'deki tutumu Türkiye ile zaman zaman gerilim yaratabilir. Ancak Meloni'nin pragmatik dış politikası, iki ülke arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin devamını sağlıyor. Türkiye, İtalya'yı Avrupa'da önemli bir müttefik olarak görüyor ve enerji, savunma sanayii ve ticaret alanlarında işbirliğini sürdürmek istiyor. Meloni'nin istikrarlı yönetimi, Türkiye için öngörülebilir bir ortak anlamına geliyor; ancak göç ve Doğu Akdeniz politikalarındaki farklılıklar, ilişkilerde dikkatli bir diplomasi gerektiriyor.