Fransa'nın aşırı sol lideri Jean-Luc Mélenchon, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri için Pazar günü Paris'in banliyösü Saint-Denis'de düzenlediği mitingle kampanyasını resmen başlattı. Fransa Boyun Eğmez (LFI) partisinin lideri olan Mélenchon, konuşmasında Marine Le Pen'in Ulusal Birlik (RN) partisine sert eleştiriler yöneltti ve 'Yeni Fransa' vizyonunu anlattı. Saint-Denis, göçmen kökenli nüfusu ve yoksulluk oranıyla Mélenchon'un temsil ettiği kesimlerin sembolü haline gelmiş durumda.
Gelişmenin arka planı
Mélenchon, 2022 seçimlerinde yüzde 22 oy alarak üçüncü olmuştu. Ancak LFI, sol ittifakın (NUPES) dağılmasından sonra zor bir dönemden geçiyor. Mélenchon'un erken kampanya başlatması, partisini toparlama ve kamuoyunda yeniden görünür olma çabası olarak yorumlanıyor. Saint-Denis mitingine binlerce kişi katılırken, Mélenchon konuşmasında 'Fransa'yı bölmek isteyenlere karşı birleşeceğiz' diyerek RN'yi hedef aldı. Ayrıca emeklilik yaşının düşürülmesi, asgari ücretin artırılması ve göçmen haklarının genişletilmesi gibi vaatlerde bulundu.
Mélenchon'un kampanyası, Fransa'da merkez sağın zayıfladığı bir döneme denk geliyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 2027'de aday olamayacak olması, cumhuriyetçi sağ ve sosyalistlerin de henüz net bir aday çıkaramaması, Mélenchon'a avantaj sağlayabilir. Ancak anketler, RN'nin hâlâ en güçlü parti olduğunu gösteriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Fransa'daki seçimler, Avrupa Birliği'nin geleceği açısından da kritik. Mélenchon AB karşıtı söylemleriyle tanınıyor ve Fransa'nın AB'den çıkmasını savunuyor. Bu tutumu, Avrupa'da yükselen milliyetçi dalgayla paralellik gösteriyor. Ayrıca NATO'ya karşı mesafeli duran Mélenchon, Ukrayna savaşında Rusya'ya yönelik yaptırımları eleştiriyor. Fransa'nın nükleer caydırıcılık politikasını ise savunuyor. Mélenchon'un zaferi, AB ve NATO ittifakında büyük bir kırılmaya yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mélenchon'un Fransa'da iktidara gelmesi, Türkiye-AB ilişkilerini doğrudan etkileyebilir. Mélenchon, AB karşıtı söylemleriyle bilinse de, göçmen hakları konusunda daha ılımlı bir tutum sergiliyor. Bu durum, vize serbestisi ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi konularda Türkiye'ye avantaj sağlayabilir. Ancak Mélenchon'un NATO ve savunma politikaları, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarıyla çelişebilir. Ayrıca Fransız aşırı solunun PKK'ya yakın durması, terörle mücadele konusunda sorun yaratabilir. Sonuç olarak, Mélenchon'un yükselişi Türkiye için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor.