Avustralya'nın Melbourne kentinde yasadışı tütün ticaretiyle bağlantılı kundaklama saldırıları hız kesmeden devam ederken, saldırıların hedefi olmayan komşu işletmeler de sigorta şirketlerinin poliçelerini yenilemeyi reddetmesiyle zor durumda kalıyor. Yetkililer, son aylarda onlarca tütüncü dükkanının ateşe verildiğini, olayların arkasında örgütlü suç çetelerinin olduğunu belirtiyor. Ancak asıl mağduriyet, yangın riski taşımayan ancak aynı cadde veya alışveriş merkezinde bulunan dükkanların sigorta kapsamı dışında bırakılmasıyla ortaya çıkıyor.
Kundaklama Dalgasının Arka Planı
Victoria eyaleti polisi, 2023 yılının başından bu yana eyalet genelinde en az 60 tütüncü dükkanına yönelik kundaklama veya saldırı girişimi kaydedildiğini açıkladı. Saldırıların büyük bölümü, yasadışı tütün ürünlerinin dağıtımını kontrol etmeye çalışan rakip suç grupları arasındaki hesaplaşmadan kaynaklanıyor. Polis, bazı olaylarda dükkan sahiplerinin kendilerinin de bu yasadışı ağın parçası olduğunu ve sigorta dolandırıcılığı amacıyla yangın çıkardığını tespit etti.
Melbourne'in batı ve kuzey banliyölerinde yoğunlaşan saldırılar, gece geç saatlerde molotof kokteyli veya benzin dökülerek ateşe verme şeklinde gerçekleşiyor. Yangınlar bazen bitişikteki dükkanlara da sıçrayarak büyük maddi hasara yol açıyor. Örneğin, geçtiğimiz ay Sunshine bölgesinde bir tütüncü dükkanında çıkan yangın, yanındaki fırın ve kuaför salonuna ciddi zarar verdi. Olayda can kaybı yaşanmazken, işletmeler aylarca kapalı kaldı.
Sigorta şirketleri, artan risk nedeniyle bölgedeki işletmelere yönelik poliçe yenileme taleplerini reddediyor veya primleri fahiş oranlarda artırıyor. Bazı işletme sahipleri, sigortasız kaldıkları için yangın çıkması durumunda tüm birikimlerini kaybetme korkusu yaşadıklarını dile getiriyor. Avustralya Sigorta Konseyi (ICA), sigorta şirketlerinin risk değerlendirmesi yapma hakkı olduğunu savunurken, mağdur işletmeler adil bir çözüm bulunması çağrısı yapıyor.
Ekonomik ve Sosyal Etkiler
Kundaklama saldırıları sadece maddi hasara yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki ticari hayatı da sekteye uğratıyor. Müşteriler, güvenlik endişesiyle bu bölgelerdeki dükkanlardan alışveriş yapmaktan kaçınıyor. Bu durum, zaten pandemi sonrası toparlanma sürecinde olan küçük esnaf için ek bir darbe anlamına geliyor. Melbourne Ticaret Odası'nın verilerine göre, etkilenen bölgelerdeki perakende cirosu son altı ayda yüzde 15'e varan oranda düştü.
Victoria eyalet hükümeti, sorunun çözümü için yeni yasalar hazırlıyor. Yasadışı tütün ticaretine ağır cezalar getirilmesi ve kolluk kuvvetlerinin yetkilerinin artırılması planlanıyor. Ayrıca, sigorta şirketlerinin keyfi poliçe iptallerine karşı bir düzenleyici mekanizma oluşturulması tartışılıyor. Ancak uzmanlar, sorunun kökeninde yasadışı tütün pazarının kontrolünün yattığını, bunun da kısa vadede çözülmesinin zor olduğunu belirtiyor.
Avustralya'da tütün ürünlerine uygulanan yüksek vergiler, yasadışı ticaretin cazibesini artırıyor. Bir paket sigaranın yasal fiyatı 40 Avustralya dolarını aşarken, kaçak sigaralar yarı fiyatına satılıyor. Bu durum, suç örgütlerinin bu alana yönelmesine neden oluyor. Polis, son operasyonlarda milyonlarca dolar değerinde kaçak tütün ve nakit para ele geçirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Melbourne'deki kundaklama olayları, Türkiye'deki yasadışı tütün ticareti ve sigorta sektörü açısından da dersler barındırıyor. Türkiye'de de yüksek tütün vergileri kaçakçılığı teşvik ediyor; benzer bir suç dalgası ve sigorta krizi yaşanabilir. Ayrıca, Türk sigorta şirketleri için Avustralya'daki gelişmeler, risk değerlendirmesi ve poliçe şartları konusunda örnek teşkil edebilir. Küresel ölçekte ise yasadışı tütün ticareti, organize suçun finansmanında önemli bir kalem olarak uluslararası güvenliği tehdit ediyor. Türkiye, bu tür suçlarla mücadelede sınır ötesi işbirliğini artırmalı.