Meksika'nın batısındaki Michoacán eyaletinde, yemyeşil avokado bahçeleriyle çevrili küçük bir kasabada, halk kartel şiddetine karşı kendi güvenliklerini sağlamak için silahlı öz savunma milisleri oluşturuyor. Bölge, dünya avokado üretiminin merkezi olarak biliniyor; ancak son yıllarda kartellerin kontrolü altına girmiş durumda. Yerel çiftçiler, hem topraklarını korumak hem de kaybolan yakınlarını aramak için kendi imkanlarıyla silahlanıyor.
Avokado Ekonomisi ve Kartel Baskısı
Michoacán, Meksika'nın toplam avokado üretiminin yaklaşık yüzde 80'ini karşılıyor ve küresel pazarın en büyük tedarikçisi konumunda. ABD'ye yapılan avokado ihracatı yılda milyarlarca doları buluyor. Ancak bu ekonomik değer, bölgeyi karteller için cazip bir hedef haline getiriyor. "Los Caballeros Templarios" ve "Jalisco Nueva Generación" gibi suç örgütleri, avokado ticaretinden haraç alıyor, arazi gaspı yapıyor ve yerel halkı tehdit ediyor.
Son on yılda bölgede binlerce kişi yerinden edildi veya kayboldu. Çiftçiler, yetkililerin yetersiz kaldığını belirterek kendi güvenlik birimlerini kurmaya başladı. Bu milisler, zaman zaman kartellerle çatışmaya giriyor ve bazı bölgelerde kontrolü sağlıyor. Ancak bu durum, bölgede paralel bir otorite yapısı oluşturarak devlet otoritesini zayıflatıyor.
Kayıplar ve Arayış
Öz savunma gruplarının bir diğer önemli işlevi, kaybolan yakınlarını aramak. Meksika'da resmi rakamlara göre 100 binden fazla kişi kayıp durumda ve bunların önemli bir kısmı Michoacán gibi çatışma bölgelerinden. Aileler, toplu mezarları kazmak, DNA örnekleri toplamak ve kayıp kişilerin izini sürmek için kendi imkanlarıyla çalışıyor. Kadınlar öncülüğündeki "Madres Buscadoras" (Arayan Anneler) hareketi, bu mücadelenin sembolü haline gelmiş durumda.
Bölgede yaşayanlar, devletin güvenlik güçlerinin ya yetersiz ya da kartellerle işbirliği içinde olduğunu iddia ediyor. Bu iddialar, Meksika hükümeti tarafından reddedilse de, yerel halkın adalet arayışı devam ediyor. Uluslararası insan hakları örgütleri, Meksika'da gazetecilere ve aktivistlere yönelik saldırıların cezasız kaldığını vurguluyor.
Küresel Avokado Talebi ve Sorumluluk
ABD ve Avrupa'da artan avokado talebi, Meksika'daki bu şiddetin dolaylı bir nedeni olarak görülüyor. Tüketiciler, satın aldıkları avokadonun arkasındaki kanlı hikayeden habersiz. Bazı süpermarket zincirleri, sertifikalı ve adil ticaret ürünlerini tercih etmeye başlasa da, denetim mekanizmaları yetersiz. Meksika hükümeti, avokado ihracatının devamı için bölgede güvenliği sağlamaya çalışıyor; ancak yolsuzluk ve zayıf kurumlar bu çabaları baltalıyor.
Öz savunma grupları, bazı bölgelerde kartelleri geriletti ve görece güvenli alanlar yarattı. Ancak uzmanlar, bu grupların uzun vadede istikrarsızlığa yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Silahlı milislerin demobilize edilmesi ve devlet kontrolünün yeniden tesis edilmesi için kapsamlı bir barış ve kalkınma planı gerekiyor. Aksi halde, Meksika'nın avokado cenneti, şiddet ve kaosun hüküm sürdüğü bir bölge olarak kalmaya devam edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünyanın en büyük avokado üreticilerinden biri değil; ancak son yıllarda Akdeniz ve Ege kıyılarında avokado üretimi artıyor. Meksika'daki istikrarsızlık ve kartel şiddeti, küresel avokado arzını ve fiyatlarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, olası arz sıkıntısını fırsata çevirerek ihracatını artırabilir. Ayrıca, Meksika'daki öz savunma gruplarının durumu, Türkiye'nin terörle mücadelede yerel halkı destekleme stratejilerine paralellik gösterebilir. Ancak Türkiye'nin Meksika ile doğrudan güvenlik işbirliği bulunmuyor; daha çok ekonomik ve ticari ilişkiler ön planda. Kartel şiddetinin bölgesel istikrarı bozması, Türkiye'nin Latin Amerika'daki ekonomik çıkarlarını dolaylı olarak etkileyebilir.