Suudi Arabistan'ın öncülüğünde Pakistan ve Türkiye'nin katılımıyla imzalanan Mekke Savunma Paktı, Yemen'deki Husi saldırılarına karşı ortak savunma mekanizması oluşturmayı amaçlıyor. Pakistan ve Türkiye, Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırılarına karşı "pratik önlemler" almayı kabul etti. Pakt, Yemen savaşında yeni bir dengenin habercisi olabilir.
Paktın Arka Planı ve İçeriği
Mekke'de düzenlenen zirvede bir araya gelen Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Husi tehdidine karşı ortak savunma işbirliğini derinleştirme konusunda anlaştı. Anlaşma kapsamında Pakistan ve Türkiye'nin Suudi Arabistan'a istihbarat paylaşımı, askeri eğitim ve savunma sanayii desteği sağlaması öngörülüyor. Ayrıca, Husi saldırılarına karşı hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesi ve ortak tatbikatlar yapılması planlanıyor.
Yemen'de 2014'ten bu yana devam eden iç savaşta Husiler, Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve Kızıldeniz'deki stratejik noktalara düzenli olarak balistik füze ve İHA saldırıları gerçekleştiriyor. Suudi Arabistan, bu saldırıları püskürtmek için yıllardır koalisyon güçleriyle mücadele ediyor ancak tam bir başarı elde edilemedi. Mekke Paktı, Suudi Arabistan'ın savunma kapasitesini artırmayı ve Husiler üzerinde caydırıcılık oluşturmayı hedefliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pakt, Orta Doğu'daki güç dengelerini doğrudan etkiliyor. İran'ın Husi gruplara verdiği destek göz önüne alındığında, bu ittifak Tahran'a karşı bir mesaj niteliği taşıyor. Pakistan'ın Suudi Arabistan ile uzun süredir devam eden askeri işbirliği biliniyor; ancak Türkiye'nin de bu pakta dahil olması, Ankara'nın bölgesel güvenlik mimarisinde daha aktif rol alma isteğini gösteriyor. Türkiye, daha önce Yemen savaşına doğrudan asker göndermemiş, ancak Suudi Arabistan'a siyasi destek vermişti. Yeni pakt, Türkiye'nin Körfez güvenliğinde daha fazla sorumluluk üstlenebileceğine işaret ediyor.
ABD, paktı temkinli karşıladı. Washington, Suudi Arabistan'ın güvenliğini desteklemekle birlikte, Yemen'deki insani krizin daha da kötüleşmesinden endişe ediyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'de 377 bin kişinin hayatını kaybettiğini ve milyonlarca insanın açlıkla mücadele ettiğini raporluyor. Mekke Paktı'nın savaşı şiddetlendirebileceği ve barış çabalarını gölgeleyebileceği yönünde uluslararası çağrılar var. Öte yandan, Husiler, paktı "düşmanca bir adım" olarak nitelendirerek saldırılarını artırabileceklerini açıkladı.
Uzmanlar, paktın caydırıcılık sağlayıp sağlamayacağının belirsiz olduğunu belirtiyor. Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemleri, Husi İHA'larına karşı kısmen etkili olsa da, düşük maliyetli ve yaygın saldırıları tamamen engellemek zor. Pakistan ve Türkiye'nin sağlayacağı istihbarat ve teknoloji desteği, Suudi Arabistan'ın savunma kapasitesini artırabilir. Ancak, Yemen'deki savaşın kök nedenleri——siyasi istikrarsızlık, ekonomik çöküş ve mezhepsel gerilimler——çözülmeden kalıcı barış sağlanamayacağı vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Mekke Savunma Paktı'na katılması, Ankara'nın Orta Doğu'daki güvenlik rolünü güçlendirme ve Suudi Arabistan ile ilişkilerini derinleştirme çabası olarak yorumlanabilir. Türkiye, savunma sanayii ürünleri (İHA, SİHA) ve askeri eğitim konusunda Suudi Arabistan'a destek sağlayarak nüfuzunu artırabilir. Ancak, Yemen savaşına dolaylı müdahil olmak, Türkiye'yi İran ile karşı karşıya getirebilir ve bölgesel gerilimi tırmandırabilir. Ayrıca, insani krizin derinleşmesi uluslararası kamuoyunda Türkiye'ye yönelik eleştirileri artırabilir. Ekonomik açıdan, Suudi Arabistan ile savunma işbirliği, Türk savunma ihracatı için yeni kapılar açabilir. Dengeli bir diplomasi izlenmesi kritik.