Eski Fox News sunucusu Megyn Kelly, ABD Yüksek Mahkemesi'nin Geçici Koruma Statüsü (TPS) kapsamında sınır dışı edilmekten korunan binlerce Haitili ve Suriyeli göçmen için aldığı kararın ardından sert bir dille tepki gösterdi. Kelly, Perşembe günü yayınlanan programında, "Sizi istemiyoruz. Haiti'den olmanız umurumuzda değil" ifadelerini kullanarak, Trump yönetiminin bu korumaları sonlandırma kararını desteklediğini belirtti. Yüksek Mahkeme, Trump yönetiminin TPS programını sonlandırma yetkisine sahip olduğuna hükmederken, bu durum binlerce göçmen için belirsizlik yaratıyor.
Gelişmenin arka planı
Geçici Koruma Statüsü (TPS), ülkelerindeki doğal afet, silahlı çatışma veya diğer olağanüstü durumlar nedeniyle geçici olarak koruma sağlayan bir ABD hükümet programıdır. Program, 1990 yılında oluşturuldu ve şu anda yaklaşık 300.000 kişiyi kapsıyor. Bunların arasında 2010 depreminden sonra koruma alan Haitililer ile iç savaştan kaçan Suriyeliler de bulunuyor. Trump yönetimi, 2017 yılında Haiti ve diğer ülkeler için TPS statüsünü sonlandırma kararı almış, ancak bu karar mahkemelerde defalarca engellenmişti. Yüksek Mahkeme'nin kararı, Trump yönetiminin bu programları sonlandırma konusunda yasal yetkiye sahip olduğunu teyit ediyor.
Megyn Kelly'nin açıklamaları, göçmenlik tartışmalarının yeniden alevlenmesine neden oldu. Kelly, "Bu insanlar ülkelerine dönebilirler. Bizim onlara bakma yükümlülüğümüz yok" diyerek, programın sonlandırılmasını savundu. Sivil toplum örgütleri ve göçmen hakları savunucuları ise Kelly'nin sözlerini "insanlık dışı" olarak nitelendirdi. ABD'de yaklaşık 60.000 Haitili ve 7.000 Suriyeli, TPS kapsamında koruma altında bulunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Yüksek Mahkeme'nin kararı, sadece ABD'deki göçmenleri değil, aynı zamanda Haiti ve Suriye gibi kriz bölgelerindeki durumu da etkiliyor. Haiti, son yıllarda siyasi istikrarsızlık, deprem ve suikastlar nedeniyle derin bir kriz yaşıyor. Suriye ise 2011'den bu yana devam eden iç savaşın ardından büyük bir insani trajediyle karşı karşıya. TPS'nin sonlandırılması, bu ülkelerden kaçan insanların zor durumda kalmasına yol açabilir. Karar, aynı zamanda diğer ülkelerdeki TPS statüleri için de emsal teşkil edebilir. Örneğin, El Salvador, Honduras, Nepal gibi ülkeler de benzer korumalardan yararlanıyor ve bu karar onların durumunu da etkileyebilir.
Megyn Kelly'nin sözleri, ABD'deki göçmen karşıtı söylemin bir örneği olarak değerlendiriliyor. Başkan Biden yönetimi, TPS programını genişletme sözü vermiş olsa da, Yüksek Mahkeme kararı, bu konuda yasal engeller yaratabilir. Bu durum, ABD'nin uluslararası taahhütleri ve insani yükümlülükleri açısından da soru işaretleri doğuruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir konudur. Türkiye, Suriye'den gelen yaklaşık 3,6 milyon mülteciye ev sahipliği yapmaktadır ve benzer bir koruma statüsü olan geçici koruma sağlamaktadır. ABD'deki TPS tartışmaları, uluslararası toplumda mülteci koruma politikalarının geleceği hakkında endişeleri artırmaktadır. Türkiye, mülteci krizinin yükünü en fazla taşıyan ülkelerden biri olarak, bu tür kararların küresel insani yardım sistemine etkilerini değerlendirmektedir. Ayrıca, ABD'nin mülteci politikalarındaki değişiklikler, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde ve özellikle Suriye konusundaki diplomasisinde bir faktör olabilir. Karar, Türkiye'nin mülteci politikalarına yönelik uluslararası desteğin sürekliliği açısından da önem taşımaktadır.