Filipinler'de Başkan Ferdinand Marcos Jr. ile azledilen Başkan Yardımcısı Sara Duterte arasındaki siyasi mücadele, Duterte'nin Senato'daki azil yargılamasında mahkum edilme ve siyasetten ömür boyu men edilme riskiyle karşı karşıya kalmasıyla yeni bir boyuta taşındı. Marcos'un müttefikleri, Duterte lehine kullanılan kilit oyların geçersiz sayılması için harekete geçmiş durumda. 24 üyeli Senato'da görülen dava, ülkenin iki güçlü siyasi hanedanı arasındaki iktidar savaşının en kritik cephesi haline geldi.
Azil süreci ve siyasi arka plan
Sara Duterte, eski Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin kızı ve 2022 seçimlerinde Marcos'un başkan yardımcısı adayıydı. Ancak seçim ittifakı kısa sürede bozuldu; Sara Duterte, eğitim bakanlığı görevinden istifa etti ve Marcos yönetimini sert biçimde eleştirmeye başladı. Temsilciler Meclisi'nde Marcos yanlısı milletvekillerinin çoğunlukta olmasıyla Duterte hakkında azil dosyası açıldı. Dosyada, kamu fonlarının kötüye kullanımı, yolsuzluk ve anayasaya aykırı eylemler gibi suçlamalar yer alıyor. Duterte suçlamaları reddediyor ve süreci siyasi intikam olarak nitelendiriyor.
Azil yargılaması Senato'da yapılıyor. Mahkumiyet için üçte iki çoğunluk, yani 16 senatörün oyu gerekiyor. Şu anda Duterte'nin mahkum edilmesi için yeterli oyun toplanıp toplanamayacağı belirsizliğini koruyor. Marcos müttefikleri, Duterte'ye destek veren senatörlerin oylarını geçersiz kılmak için usul itirazları hazırlıyor. Bu hamle, yargılamanın seyrini değiştirebilir ve Duterte'nin savunmasını zayıflatabilir.
Senato'daki dengeler ve olası sonuçlar
Senato'da 24 sandalye bulunuyor. Duterte'nin müttefikleri, özellikle babası Rodrigo Duterte'nin etkili olduğu Mindanao bölgesinden seçilen senatörler, azil sürecine karşı çıkıyor. Ancak Marcos'un son ara seçimlerde kazandığı zaferler, Senato'daki güç dengesini değiştirdi. Marcos yanlısı senatörlerin sayısı arttı ve Duterte'nin mahkum edilme ihtimali güçlendi. Eğer Duterte mahkum edilirse, sadece görevinden alınmakla kalmayacak, aynı zamanda ömür boyu siyaset yasağı alacak. Bu, 2028 başkanlık seçimlerinde aday olma ihtimalini ortadan kaldıracak.
Duterte cephesi ise azil sürecinin anayasaya aykırı olduğunu savunuyor ve Yüksek Mahkeme'ye başvurmayı planlıyor. Ayrıca, halk desteğini gösteren mitingler düzenleniyor. Ancak Marcos yönetimi, azil sürecinin hukuki olduğunu ve demokratik kurumların işlediğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Filipinler, Güneydoğu Asya'nın en kalabalık ülkelerinden biri ve ABD ile Çin arasındaki jeopolitik rekabette kritik bir konumda. Marcos yönetimi, ABD ile savunma işbirliğini güçlendirirken, Çin ile Güney Çin Denizi'ndeki anlaşmazlıklarda daha sert bir tutum izliyor. Sara Duterte ise babasının Çin'e yakın politikalarını sürdürme eğilimindeydi. Bu nedenle, Duterte'nin siyasetten uzaklaştırılması, Filipinler'in dış politikasında ABD lehine bir dengeyi pekiştirebilir. Ayrıca, ülkedeki siyasi istikrarsızlık, yatırımcı güvenini sarsabilir ve ekonomik reformları yavaşlatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler'deki siyasi kriz, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından yakından izlediği bir gelişme. Türkiye, Filipinler ile savunma sanayi işbirliğini son yıllarda artırdı; özellikle insansız hava araçları ve askeri eğitim alanında anlaşmalar imzalandı. Marcos yönetiminin ABD ile yakınlaşması, Türkiye'nin bölgedeki savunma ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Filipinler'deki istikrarsızlık, Güneydoğu Asya'da Çin'in etkisini artırmasına yol açabilir; bu da Türkiye'nin Asya açılımı stratejisi için risk oluşturur. Türkiye, taraflarla dengeli ilişkiler sürdürerek ekonomik ve askeri çıkarlarını korumaya çalışacaktır.