İngiliz basınına göre, Rus donanmasına ait bir savaş gemisi, Manş Denizi’nde (English Channel) İngiltere bandıralı bir yatın yakınında uyarı ateşi açtı. Olay, uluslararası sularda seyreden sivil bir teknenin hedef alınması nedeniyle büyük yankı uyandırdı. İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın bu hamlesini “provokatif” olarak nitelendirirken, Moskova yönetimi ise geminin “izinsiz seyir” yaptığını öne sürdü. Olayda herhangi bir can kaybı yaşanmazken, bölgede deniz trafiği geçici olarak durduruldu.
Gelişmenin arka planı
Çarşamba günü sabah saatlerinde, İngiltere’de kayıtlı “Andromeda” isimli lüks yat, Manş Denizi’nin orta kesimlerinde seyrederken bir Rus Karakurt sınıfı korvetin yaklaştığını fark etti. Yat mürettebatı, Rus gemisinin telsizle “tehlikeli yaklaşma” uyarısı yaptığını ve ardından silahla ateş açtığını bildirdi. İngiltere Kraliyet Donanması’na bağlı bir devriye gemisi bölgeye intikal ederken, Fransız sahil güvenlik ekipleri de olaya müdahale etti. Rusya Savunma Bakanlığı, yaptığı açıklamada, yatın “Rus karasularını ihlal ettiğini” ve uyarı ateşinin “uluslararası deniz hukukuna uygun” olduğunu savundu. Ancak İngiltere, bölgenin uluslararası sularda olduğunu ve yatın seyrinin yasal olduğunu belirtti.
Olay, İngiltere ile Rusya arasında son yıllarda yaşanan en ciddi deniz gerilimlerinden biri olarak kaydedildi. İngiltere Başbakanı, konuyla ilgili “Rusya’nın sorumsuz davranışlarına karşı gerekli adımları atacağız” ifadelerini kullanırken, NATO da konuyu yakından takip ettiğini duyurdu. Uzmanlar, benzer olayların 2021’de Karadeniz’de de yaşandığını ancak Manş Denizi’nin ticari ve askeri açıdan kritik bir su yolu olması nedeniyle bu olayın daha hassas olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Manş Denizi, dünya deniz ticaretinin en yoğun olduğu geçiş noktalarından biri. Yılda 500’den fazla ticari gemi ve on binlerce yolcu taşıyan feribot bu bölgeden geçiyor. Bir Rus savaş gemisinin burada uyarı ateşi açması, deniz güvenliği açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Olay, aynı zamanda Rusya’nın NATO ülkelerine yönelik “caydırıcılık” politikasının bir parçası olarak yorumlanıyor. Son yıllarda Rus savaş uçakları ve gemileri, Baltık Denizi’nden Karadeniz’e kadar NATO unsurlarına karşı sık sık “tehlikeli yaklaşma” manevraları yapıyor. Bu olay, Batı ile Rusya arasındaki gerilimin denizlerde de tırmanabileceğine işaret ediyor.
Fransa ve İngiltere, olayın ardından Manş Denizi’nde ortak deniz devriyesi başlatma kararı aldı. AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi, Rusya’yı “uluslararası hukuku ihlal etmekle” suçlayarak, “Bu tür provokasyonlar kabul edilemez” dedi. Rusya ise Batı’yı “Rus karasularına saygı duymaya” çağırdı. Olayın ardından İngiltere, Rusya’nın Londra Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak resmi protestoda bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Manş Denizi’ndeki bu gerilim, Türkiye’nin Boğazlar bölgesi için de önemli bir emsal teşkil ediyor. Rusya’nın uluslararası sularda sivil gemilere yönelik bu tür müdahaleleri, Montrö Sözleşmesi kapsamında Türkiye’nin sorumluluklarını hatırlatıyor. Özellikle Karadeniz’de benzer olayların yaşanması halinde Türkiye’nin arabuluculuk rolü öne çıkabilir. Ayrıca, Rusya’nın NATO ülkelerine karşı artan deniz hamleleri, Türkiye’nin ittifak içindeki konumunu ve Karadeniz’deki güvenlik politikalarını etkileyebilir. Türkiye, bu tür olayları yakından izleyerek hem uluslararası hukukun hem de bölgesel istikrarın korunması için gerekli adımları atmalıdır.