Filipinler'in başkenti Manila, Tayfun Dolphin'in tetiklediği günler süren yoğun yağışların ardından tarihinin en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyor. Şehrin kalbindeki Pasig Nehri ve çevresindeki su kanalları, evlerden, sokaklardan ve dükkanlardan sürüklenen tonlarca çöple doldu. Yetkililer, devasa bir temizlik operasyonu başlattı; ekipler ve ağır makineler, şehrin dört bir yanında biriken enkazı kaldırmak için seferber oldu.
Gelişmenin arka planı ve temizlik çalışmaları
Filipinler Ulusal Meteoroloji Ajansı PAGASA'nın verilerine göre, geçtiğimiz hafta boyunca Manila ve çevresine metrekare başına 300 milimetreyi aşan yağış düştü. Bu, şehrin aylık ortalamasının neredeyse üç katı. Sel suları, başkentin yaklaşık yüzde 60'ını etkisi altına aldı; yüz binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Hükümet, acil yardım ekiplerini bölgeye sevk ederken, ordu da tahliye ve kurtarma çalışmalarına katıldı.
Ancak suların çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan tablo, yetkilileri bir başka cephede harekete geçirdi. Pasig Nehri'nin yüzeyi neredeyse tamamen plastik şişeler, ambalaj atıkları, ağaç parçaları ve hatta beyaz eşyalarla kaplandı. Manila Belediyesi, 2 Ağustos'ta başlattığı temizlik operasyonunda şu ana kadar 3.000 tondan fazla çöp topladı. Operasyonda, su üstü bariyerleri, vinçli mavnalar ve kıyıya kurulan konveyör bantlar kullanılıyor. Belediye Başkanı Honey Lacuna, "Bu, hem afet yönetimi hem de çevre bilinci açısından bir sınav. Nehirlerimizi temizlemek için elimizden geleni yapıyoruz" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut: İklim krizi ve kentleşme
Manila'daki felaket, yalnızca Filipinler'in değil, Güneydoğu Asya'nın genelinde artan sel riskine dikkat çekiyor. Bilim insanları, iklim değişikliğinin bu tür aşırı hava olaylarının sıklığını ve şiddetini artırdığını vurguluyor. Filipinler, her yıl ortalama 20 tayfunun vurduğu, dünyanın en afete açık ülkelerinden biri. Ancak uzmanlar, altyapı yetersizliği ve hızlı kentleşmenin de felaketin boyutunu büyüttüğünü belirtiyor. Manila'nın yıllardır kontrolsüz büyümesi, nehir yataklarının daralmasına ve su kanallarının tıkanmasına yol açtı.
Bu durum, bölge ülkeleri için bir uyarı niteliği taşıyor. Endonezya'nın başkenti Cakarta, deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle yeni bir başkent inşa ederken, Vietnam'ın Mekong Deltası'nda da benzer sorunlar yaşanıyor. Uzmanlar, kent planlamasında iklim değişikliği senaryolarının artık zorunlu hale geldiğini, aksi takdirde milyarlarca dolarlık hasarın kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayfun Dolphin'in Manila'da yol açtığı yıkım, Türkiye'nin de karşı karşıya olduğu iklim kaynaklı riskleri hatırlatıyor. Türkiye, son yıllarda orman yangınları ve sellerle mücadele ederken, bu olay afet yönetimi stratejilerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'nin Güneydoğu Asya ile artan ekonomik ilişkileri düşünüldüğünde, bölgedeki afetlerin tedarik zincirlerine ve yatırımlara etkisi yakından izlenmeli. Ankara'nın, iklim değişikliğiyle mücadele ve afet dirençliliği konularında uluslararası iş birliklerine daha fazla ağırlık vermesi gerektiği ortaya çıkıyor.