İtalyan sahil güvenlik ekipleri, Malta’nın güney açıklarında yaklaşık 60 kişiyi taşıyan bir teknenin alabora olması sonucu 10 kişinin cesedini kurtardı. Olay, Akdeniz’de düzensiz göçün ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu yıl sadece Akdeniz’de en az 990 sığınmacı ve göçmen yaşamını yitirdi. Bölgedeki arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.
Gelişmenin arka planı
İtalya, Malta ve diğer Avrupa ülkeleri, özellikle Afrika’dan gelen düzensiz göçmenlerin en yoğun rotalarından biri olan Orta Akdeniz’de sık sık benzer olaylarla karşılaşıyor. Göçmenler, genellikle can güvenliği olmayan, aşırı kalabalık ve dayanıksız teknelerle Libya’dan İtalya veya Malta’ya ulaşmaya çalışıyor. 2014’ten bu yana Akdeniz’de 20 binin üzerinde göçmen hayatını kaybetti. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, bu yıl ölenlerin büyük çoğunluğu Sahra Altı Afrika kökenli. AB, arama kurtarma operasyonlarını azaltırken, sivil toplum kuruluşları Avrupa’nın göç politikalarını insanlık dışı olarak eleştiriyor.
Son olayda, teknenin 60 kişi kapasiteli olduğu belirtilirken, kurtarılanların sayısı henüz netleşmedi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, göçmen akınını durdurma sözü vermesine rağmen, bu tür faciaların önüne geçemiyor. Meloni hükümeti, arama kurtarma gemilerinin limanlara yanaşmasına izin vermeyerek ve sivil toplum faaliyetlerini sınırlayarak sert bir tavır sergiliyor. Ancak bu politikalar, göçmenlerin daha tehlikeli yollar denemesine neden oluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Akdeniz’deki bu olay, küresel göç krizinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İklim değişikliği, çatışmalar ve ekonomik eşitsizlikler, milyonlarca insanı Avrupa’ya yöneltiyor. AB, 2023’te imzaladığı Tunus mutabakatı gibi anlaşmalarla göçü kaynağında durdurmaya çalışıyor, ancak bu çabalar yetersiz kalıyor. İnsan hakları örgütleri, AB’nin sınır dışı etme politikalarının ve geri itmelerin ölümlere neden olduğunu belirtiyor. Öte yandan, Libya’daki istikrarsızlık ve çatışmalar, göçmenlerin Libya sahil güvenliği tarafından kötü muameleye maruz kalmasına yol açıyor. Avrupa’nın bu konudaki ikiyüzlülüğü, hem küresel güneyde hem de uluslararası kamuoyunda eleştiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, düzensiz göçle mücadelede hem kaynak hem de transit ülke konumunda. Avrupa’nın göç politikalarındaki çelişkiler, Türkiye’nin AB ile 2016 Göç Mutabakatı’nı yeniden müzakere etmesine zemin hazırlayabilir. Türkiye, benzer faciaların Ege Denizi’nde yaşanmasını önlemek için kendi kıyılarında etkin arama kurtarma operasyonları yürütüyor. Ancak AB’nin Türkiye’ye yönelik mali yardım taahhütlerini yerine getirmemesi, göç yönetiminde güven bunalımına yol açıyor. Bu olay, Akdeniz’de ortak bir insani çözüm olmadan, can kayıplarının devam edeceğini gösteriyor.