Mali'de cihatçı gruplar ve Tuareg ayrılıkçılarının koordineli olarak düzenlediği geniş çaplı saldırılarda en az 40 kişi hayatını kaybetti, 18 kişi yaralandı. Ordu kaynaklarına göre saldırılar kuzeydeki Gao, Kidal ve Timbuktu kentleriyle orta kesimdeki Mopti bölgesinde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Saldırganlar askeri üslerin yanı sıra bir hapishaneyi de hedef alırken, çatışmaların şiddetli geçtiği bildirildi. Olayda Rus paralı askerlerinin de bulunduğu bölgede güvenlik güçleri karşı saldırı başlattı.
Saldırıların arka planı ve hedefleri
Mali ordusu tarafından yapılan açıklamada, saldırıların sabahın erken saatlerinde başladığı ve birkaç saat sürdüğü belirtildi. Özellikle Gao kentinde bir askeri üssün kuşatıldığı, Timbuktu'da ise hükümet binasının hedef alındığı kaydedildi. Kidal bölgesinde ise cihatçıların kontrol noktası kurduğu, bölgeden geçen sivil araçları durdurduğu ifade edildi. Hapishane saldırısında en az 50 mahkumun kaçtığı, güvenlik güçlerinin kaçakları yakalamak için operasyon başlattığı bildirildi. Saldırıyı üstlenen henüz olmasa da, bölgede faaliyet gösteren cemaat ve destek gruplarına bağlı cihatçı örgütler ile Tuareg isyancılarından oluşan koalisyonun sorumlu olduğu tahmin ediliyor.
Mali, 2012'den bu yana cihatçı grupların ve ayrılıkçı hareketlerin şiddetli saldırılarına sahne oluyor. Fransa'nın 2022'de askerlerini çekmesinin ardından güvenlik boşluğu oluşan ülkede, Rus paralı asker grubu Wagner'e bağlı birlikler konuşlandırılmıştı. Son aylarda cihatçı saldırıların yoğunlaşması, hükümetin bölgeyi kontrol etme kabiliyetini zayıflatıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Mali'deki bu son saldırı, Sahel bölgesindeki istikrarsızlığın ne denli derinleştiğini gösteriyor. Nijer, Burkina Faso ve Çad'ı da etkisi altına alan cihatçı dalga, bölgesel güvenlik yapılarını çökertme noktasına getirdi. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) ve Afrika Birliği, Mali'deki durumdan duydukları endişeyi dile getirirken, BM Barış Gücü Misyonu'nun (MINUSMA) 2023'te çekilmesiyle bölgede güvenlik açığı daha da büyüdü. Rusya'nın Mali'de Wagner aracılığıyla artan nüfuzu, Batılı ülkelerin bölgedeki etkisini sınırlarken, cihatçı grupların da bu boşluktan faydalandığı belirtiliyor. Uzmanlar, koordineli saldırıların gruplar arasında bir iş birliği olduğunu ve daha büyük bir taarruzun habercisi olabileceğini düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesindeki askeri ve diplomatik varlığı açısından yakından takip edilmesi gereken bir durumdur. Türkiye, Mali ile son yıllarda savunma sanayii ve insani yardım alanında iş birliğini artırmış, düzenli olarak askeri eğitim ve teçhizat desteği sağlamıştır. Mali'deki istikrarsızlığın derinleşmesi, Türkiye'nin bölgedeki yatırımlarını ve diplomatik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Wagner gibi paralı asker gruplarının varlığı, Türkiye'nin Libya'daki nüfuz mücadelesine benzer bir rekabet ortamı yaratabilir. Türk diplomatik misyonlarının güvenliği ve bölgede artan terörist faaliyetlerin Türkiye'ye sıçrama riski, dikkate alınması gereken diğer faktörlerdir.