Malezya'da yasa dışı borç verme faaliyetleriyle bilinen tefeciler, son dönemde şiddet yöntemlerini giderek daha profesyonel hale getiriyor. Eskiden sadece duvarları boyayarak veya kapılara tehdit mesajları bırakarak borçluları korkutan tefeciler, artık molotofkokteylleri, hatta silahlı saldırılarla borç tahsilatına girişiyor. Bu durum üzerine, Malezya Çin Derneği'nin Kamu Hizmetleri ve Şikayetler Dairesi, mağdurları ifşa olmaya ve ihbarda bulunmaya çağıran ulusal bir kampanya başlattı. Daire başkanı Michael Chong, partinin gençlik ve kadın kollarının da bu kampanyaya dahil edildiğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
Malezya'da 'Ah Long' olarak bilinen tefeciler, özellikle düşük gelirli veya bankalardan kredi alamayan kesimlere yönelik faaliyet gösteriyor. Genellikle yüksek faiz oranlarıyla borç veren bu kişiler, ödeme yapılmadığında aşırı şiddet kullanmalarıyla tanınıyor. Sadece geçen yıl 2.000'den fazla tefecilik vakası rapor edilirken, Chong'un departmanı tüm zamanların en yüksek sayısı olan 1.539 şikayet aldı. Bu vakaların çoğu, borçluya veya ailesine yönelik fiziksel saldırıları içeriyor. Chong, vakaların sadece buzdağının görünen yüzü olduğunu, mağdurların çoğunun korkudan şikayetçi olmadığını belirtiyor.
MCA'nın kampanyasıyla birlikte, mağdurların anonim olarak ihbarda bulunabileceği bir sistem oluşturuldu. Ancak Chong, polisin tefecilere karşı yeterince etkili olmadığını, çünkü tefecilerin genellikle kimliklerini gizlediğini ve faaliyetlerini kısa süreliğine kiraladıkları evlerden yürüttüğünü söylüyor. Ayrıca, tefecilerin bazı durumlarda polis memurlarıyla işbirliği yaptığına dair iddialar da var.
Bölgesel veya küresel boyut
Malezya'daki tefecilik sorunu, Güneydoğu Asya'nın diğer ülkelerinde de benzer örüntüler taşıyor. Endonezya, Filipinler ve Tayland'da da yasa dışı borç verme ve şiddet içeren tahsilat yöntemleri yaygın. Bu durum, özellikle COVID-19 pandemisinin ardından ekonomik darboğaza giren alt gelir gruplarını daha da kırılgan hale getiriyor. Uzmanlar, tefecilikle mücadelenin yalnızca polisiye önlemlerle değil, aynı zamanda bankacılık sistemine erişimin artırılması ve finansal okuryazarlığın yaygınlaştırılmasıyla mümkün olduğunu vurguluyor.
Bölgesel düzeyde, ASEAN ülkeleri arasında organize suçla mücadele konusunda işbirliği sınırlı. Malezya'da yeni hükümetin tefecilikle mücadele için özel bir yasa çıkarması bekleniyor, ancak şu ana kadar somut adım atılmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Malezya'daki tefecilik sorunu, Türkiye'de de benzer bir sorunla karşılaşabileceğimize işaret ediyor. Türkiye'de yasa dışı borç verme faaliyetleri genellikle 'tefeci' olarak biliniyor ve özellikle kredi kartı borcu olan veya bankalardan kredi alamayan kişilere yöneliyor. Malezya'daki şiddet eğilimi, Türkiye'deki tefecilerin de potansiyel olarak daha agresif yöntemlere yönelebileceğini gösteriyor. Bu nedenle, Türkiye'de finansal kapsayıcılığın artırılması ve tefecilikle mücadelede hukuki önlemlerin güçlendirilmesi önem taşıyor. Ayrıca, Malezya'daki deneyim, mağdurları ifşa olmaya teşvik etmenin ve anonim ihbar mekanizmaları oluşturmanın etkili bir strateji olabileceğini ortaya koyuyor.