Malezya, yaklaşık 5.000 sığınmacıyı Myanmar'a geri gönderme sürecini başlattı. İnsan hakları örgütleri, geri dönenlerin Myanmar'da şiddet, zulüm ve zorla askere alınma riskiyle karşılaşabileceği konusunda uyarıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), geri göndermelerin uluslararası hukuka aykırı olabileceğini belirterek Malezya hükümetine çağrıda bulundu. Malezya Göçmenlik Dairesi, geri gönderme işlemlerinin gönüllülük esasına dayandığını savunuyor.
Geri Gönderme Kararının Arka Planı
Malezya, 2021'deki askeri darbeden bu yana Myanmar'dan kaçan yüz binlerce kişiye geçici koruma sağlıyordu. Ancak son aylarda artan ekonomik baskılar ve pandemi sonrası toparlanma çabaları, hükümeti bu politikadan vazgeçmeye itti. Malezya Başbakanı Enver İbrahim, geçen ay yaptığı açıklamada, "Myanmar'daki durumun normale döndüğünü ve geri dönüşlerin güvenli olduğunu" iddia etti. Ancak BM raporları, Myanmar'da çatışmaların devam ettiğini ve sivil halkın hedef alındığını gösteriyor.
İnsan hakları grupları, Malezya'nın geri gönderme kararının arkasında ekonomik ve siyasi nedenler olduğunu belirtiyor. Malezya, son yıllarda artan mülteci nüfusuyla başa çıkmakta zorlanıyor ve kamuoyunda mültecilere yönelik olumsuz tutum artıyor. Ayrıca, Malezya hükümeti, Myanmar'la ilişkilerini normalleştirmek ve bölgesel istikrarı sağlamak için bu adımı attığını öne sürüyor. Ancak eleştirmenler, bu kararın insani krizi daha da derinleştireceğini savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Malezya'nın kararı, Güneydoğu Asya'da mülteci politikaları açısından bir dönüm noktası olabilir. Endonezya ve Tayland gibi ülkeler de benzer şekilde Myanmar'dan gelen sığınmacılara yönelik tutumlarını sertleştirmişti. Bölgede, ASEAN'ın Myanmar konusundaki beş maddelik uzlaşısı henüz somut sonuç vermedi. Uluslararası kamuoyu, Malezya'nın bu adımını insan hakları ihlali olarak değerlendiriyor. ABD ve Avrupa Birliği, Malezya'ya geri göndermeleri durdurma çağrısı yaptı. Birleşmiş Milletler, geri dönenlerin güvenliğinin garanti edilmesi için bağımsız gözlemcilerin erişimine izin verilmesini talep ediyor.
Myanmar'daki askeri yönetim, geri dönenleri "vatan haini" olarak nitelendiriyor ve bazılarını zorla askere almaya başladı. Sığınmacılar, döndüklerinde işkence, hapis ve ölüm riskiyle karşı karşıya olduklarını belirtiyor. Malezya'daki sığınmacılar, geri gönderilme korkusuyla saklanıyor. Bir sığınmacı, "Geri dönersem beni öldürürler. Burada kalmak için hiçbir yasal yolum yok" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Malezya'nın Myanmar sığınmacılarını geri gönderme kararı, Türkiye'nin kendi mülteci politikaları açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, son on yılda Suriyeli mültecilere ev sahipliği yaparak benzer bir süreçten geçti. Malezya'nın ekonomik ve siyasi baskılar sonucu geri gönderme kararı alması, Türkiye'nin de zaman zaman tartıştığı "gönüllü geri dönüş" politikalarını akıllara getiriyor. Uluslararası hukuk, geri göndermelerin gönüllülük esasına dayanması ve geri dönüş bölgelerinin güvenli olması gerektiğini vurguluyor. Türkiye, Suriye'de güvenli bölgeler oluşturarak geri dönüşleri teşvik ediyor; ancak insan hakları örgütleri, bu bölgelerin güvenliği konusunda şüphelerini koruyor. Malezya örneği, Türkiye'nin mülteci politikasında denge gözetmesi gerektiğini gösteriyor: insani değerler ile ulusal çıkarlar arasında bir denge kurulmalı. Ayrıca, bölgesel istikrarsızlık ve göç dalgaları, Türkiye'nin sınır güvenliği ve dış politikasını doğrudan etkiliyor. Myanmar'daki kriz, Güneydoğu Asya'da istikrarsızlığa yol açarak küresel göç dinamiklerini değiştirebilir; bu da Türkiye gibi transit ülkeler için yeni baskılar yaratabilir.