Malezya, insan hakları örgütlerinin güvenlik endişelerine rağmen Rohingya mültecilerini Myanmar'a geri gönderme işlemine başladı. İlk etapta yaklaşık 1.500 mültecinin geri gönderileceği bildirildi. Karar, bölgede yaşayan Rohingya topluluğu ve uluslararası kuruluşlar tarafından endişeyle karşılandı.
Geri Gönderme Kararının Arka Planı
Malezya hükümeti, ülkede bulunan Rohingya mültecilerinin bir kısmını gönüllü geri dönüş programı kapsamında Myanmar'a göndereceğini açıkladı. Yetkililer, geri dönüşlerin gönüllülük esasına dayandığını ve mültecilerin güvenliğinin sağlanacağını savunuyor. Ancak insan hakları grupları, Myanmar'da Rohingya'ya yönelik sistematik baskı ve şiddetin devam ettiğini belirterek, geri göndermelerin onları büyük risk altına sokacağını vurguluyor.
2017 yılında Myanmar ordusunun Rohingya'ya yönelik gerçekleştirdiği ve soykırım olarak nitelendirilen operasyonlar sonucu 700 binden fazla Rohingya Bangladeş'e kaçmıştı. Malezya da yıllardır Rohingya mültecilere ev sahipliği yapıyor; ülkede 100 binden fazla Rohingya'nın yaşadığı tahmin ediliyor. Malezya, Rohingya'yı resmi olarak mülteci statüsünde tanımıyor ve çalışma izni vermiyor.
Geri gönderme kararı, Malezya'nın son dönemde mültecilere yönelik tutumunu sertleştirmesiyle gündeme geldi. Ülke, ekonomik zorluklar ve pandeminin etkisiyle yabancı işçilere ve mültecilere yönelik baskıyı artırmış durumda. İnsan hakları örgütleri, geri göndermelerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve geri gönderme yasağı ilkesini ihlal ettiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rohingya krizi, Güneydoğu Asya'da uzun süredir çözülemeyen bir insani sorun olarak duruyor. Myanmar'daki askeri darbe sonrası ülkedeki istikrarsızlık derinleşti ve Rohingya'ya yönelik ayrımcılık daha da arttı. Bangladeş'teki kamplarda yaşam koşulları kötüleşirken, mültecilerin üçüncü ülkelere yerleştirilmesi konusunda uluslararası toplum yeterli adım atmıyor.
Malezya'nın geri gönderme kararı, ASEAN içindeki dayanışma eksikliğini ve bölgesel mülteci koruma mekanizmalarının yetersizliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uluslararası toplum, Myanmar'a yönelik yaptırımlar ve Rohingya'ya insani yardım konusunda bölünmüş durumda. Birleşmiş Milletler, geri göndermelerin durdurulması çağrısı yaparken, Malezya egemenlik haklarını savunuyor.
Uzmanlar, Rohingya mültecilerin Myanmar'a dönüşünün güvenli olmadığını, ülkede etnik temizlik ve insan hakları ihlallerinin sürdüğünü belirtiyor. Geri dönenlerin kamplarda tutulma, işkence ve keyfi gözaltı riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rohingya krizine karşı duyarlılığıyla bilinen bir ülke. 2017'den bu yana Myanmar'a insani yardım gönderen ve Bangladeş'teki kamplarda destek sağlayan Türkiye, Rohingya'nın geri dönüşünün güvenli olmadığını savunuyor. Malezya'nın geri gönderme kararı, Türkiye'nin insan hakları temelli dış politikasıyla çelişiyor. Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) çatısı altında Rohingya için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Ayrıca, bölgesel istikrarsızlık Türkiye'nin Asya açılımını ve insani diplomasisini olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin mülteci politikası göz önüne alındığında, Malezya'nın kararı uluslararası kamuoyunda Türkiye'nin tutumunu daha da önemli kılıyor.