Malezya, Salı günü Myanmar'dan gelen yaklaşık 1.500 kişiyi savaşın harap ettiği ülkelerine geri gönderme operasyonuna başladı. Hükümetler arası bir geri gönderme anlaşmasıyla yürütülen operasyon, geri dönenlerin zulüm ve zorla askere alınma riskiyle karşı karşıya olduğu uyarılarına rağmen ilerliyor. İlk grupta yer alan 1.476 kişi, Malezya ile Myanmar arasında varılan anlaşmanın bir parçası.
Operasyonun ayrıntıları ve arka planı
Malezya hükümeti, Myanmar vatandaşlarının ülkelerine geri gönderilmesi için Myanmar yönetimiyle daha önce bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Bu kapsamda, ülkede yıllardır kayıt dışı çalışan ve son dönemde artan baskılarla karşılaşan Myanmar toplumu için kitlesel bir geri gönderme süreci başlatıldı. Yetkililer, geri göndermelerin gönüllülük esasına dayandığını savunuyor; ancak insan hakları örgütleri, sığınmacıların geri dönmeye zorlandığını belirtiyor.
Myanmar'da Şubat 2021'deki askeri darbenin ardından başlayan iç savaş, ülke genelinde milyonlarca insanı yerinden etti. Özellikle Rakhine eyaletinde Rohingya Müslümanlarına yönelik şiddet ve ayrımcılık, komşu ülkelere büyük göç dalgaları yarattı. Malezya, bölgede en fazla Myanmar vatandaşını barındıran ülkelerden biri; ülkede 100 binden fazla kayıtlı mülteci olduğu tahmin ediliyor. Ancak kayıt dışı yaşayanların sayısının çok daha yüksek olduğu düşünülüyor.
Geri gönderme operasyonu, Malezya'nın son yıllarda sıkılaşan göç politikalarının bir yansıması. Ülkede pandemi sonrası artan işsizlik ve ekonomik sıkıntılar, yabancı işçilere yönelik olumsuz tutumu artırdı. Yetkililer, düzensiz göçle mücadele kapsamında geniş çaplı gözaltı ve sınır dışı etme işlemleri yürütüyor. Myanmar'ın askeri yönetimi ise geri dönüşleri teşvik ederek uluslararası meşruiyet arayışını sürdürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Myanmar'ın iç savaşı, Güneydoğu Asya'da istikrarı tehdit eden en büyük insani krizlerden biri haline geldi. Birleşmiş Milletler, Myanmar'da 3 milyondan fazla insanın yerinden edildiğini ve milyonlarca kişinin insani yardıma muhtaç olduğunu bildiriyor. Askeri yönetimin ülke genelinde uyguladığı zorla askere alma politikası, genç erkekleri ve kadınları hedef alıyor; bu durum geri dönenler için ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor.
Malezya'nın geri gönderme kararı, ASEAN içindeki bölünmüşlüğü de gözler önüne seriyor. Bir yandan ASEAN üyeleri Myanmar krizine ortak bir çözüm bulmakta zorlanırken, diğer yandan üye ülkeler kendi ulusal çıkarları doğrultusunda hareket ediyor. Malezya, Myanmar'daki askeri yönetimi tanımayan ve uluslararası baskıyı destekleyen bir tutum sergilemişti; ancak ekonomik ve sosyal baskılar, geri gönderme anlaşmasını hayata geçirmesine yol açtı.
Uluslararası insan hakları kuruluşları, geri göndermelerin uluslararası mülteci hukukuna aykırı olduğunu savunuyor. Geri gönderilen kişilerin Myanmar'da işkence, keyfi gözaltı ve zorla çalıştırma gibi ağır ihlallere maruz kalabileceği vurgulanıyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Malezya'nın taraf olmadığı 1951 Mülteci Sözleşmesi'ne atıfta bulunarak, geri göndermeme ilkesinin (non-refoulement) evrensel bir norm olduğunu hatırlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Malezya'nın Myanmar vatandaşlarını geri gönderme kararı, Türkiye'nin insani diplomasi ve mülteci politikaları açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak, geri gönderme uygulamalarında uluslararası hukuka uygunluk ve insan hakları standartlarını önceliklendiriyor. Myanmar'daki iç savaş, Türkiye'nin Güneydoğu Asya'daki istikrar arayışını da etkiliyor; bölgede artan istikrarsızlık, küresel göç dalgalarını tetikleyerek Türkiye'ye yönelik göç baskısını dolaylı yoldan artırabilir. Ayrıca, Malezya ile savunma sanayii ve ticaret alanında iş birliğini derinleştiren Türkiye'nin, ASEAN ülkeleriyle insani konularda diyalog geliştirmesi gerekiyor.