Hindistan'ın Madhya Pradesh eyaletinde nesli tükenme tehlikesi altındaki çitaların yeniden yerleştirilmesi projesi kapsamında iki çita, Bundelkhand bölgesindeki kaplan rezervine salındı. Böylece Madhya Pradesh, Sheopur'daki Kuno Ulusal Parkı ve Mandsaur'daki Gandhi Sagar Yaban Hayatı Koruma Alanı'nın ardından eyaletteki üçüncü çita yaşam alanına kavuşmuş oldu. Yetkililer, salımın türün hayatta kalma şansını artırmak ve genetik çeşitliliği güçlendirmek açısından kritik olduğunu belirtiyor.
Çita Yeniden Yerleştirme Projesinin Arka Planı
Hindistan'da çitalar 1952'de resmen nesli tükenmiş ilan edilmişti. 2022'de Namibya ve Güney Afrika'dan getirilen çitalarla Kuno Ulusal Parkı'nda başlatılan yeniden yerleştirme programı, dünyanın ilk kıtalararası büyük memeli nakli projesi olarak tarihe geçti. Proje kapsamında bugüne kadar 20'den fazla çita Hindistan'a getirildi ve bunların bir kısmı doğaya salındı. Ancak bazı çitaların ölümü ve doğum oranlarının düşüklüğü projeye yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi.
Madhya Pradesh orman yetkilileri, yeni salımın öncesinde bölgede detaylı bir habitat analizi yapıldığını ve rezervin çitalar için yeterli av popülasyonuna sahip olduğunu doğruladı. Bundelkhand'daki kaplan rezervi, geniş otlak alanları ve su kaynaklarıyla çitaların doğal yaşamına uygun bir ekosistem sunuyor. Yetkililer, salınan iki çitanın uydu tasmalı olduğunu ve hareketlerinin 7/24 izlendiğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çita, dünyada en hızlı kara hayvanı olarak bilinir ve Asya ile Afrika'da geniş bir coğrafyada yaşamıştı. Ancak habitat kaybı, avlanma ve insan-çita çatışması nedeniyle popülasyonu ciddi şekilde azaldı. Hindistan'daki proje, küresel koruma çabalarına örnek teşkil ediyor. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN), çitayı 'hassas' kategorisinde sınıflandırıyor. Hindistan'ın çita reintroduksiyon programı, diğer ülkeler için de model oluşturuyor. Özellikle Asya'da yaban hayatı koruma Alanında önemli bir deneyim olarak görülüyor.
Ancak projeye yönelik eleştiriler de var. Bazı uzmanlar, çitaların Kuno'daki ilk yıllarda beklenenin altında üreme performansı gösterdiğini ve bazı bireylerin öldüğünü hatırlatıyor. Yeni salım alanının bu sorunları aşmada ne kadar etkili olacağı önümüzdeki aylarda izlenecek. Yine de yetkililer, deneyimin olumlu sonuçlar verdiğini ve popülasyonun kademeli olarak arttığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, nesli tehlike altındaki türlerin korunması konusunda uluslararası sözleşmelere taraf bir ülke. Hindistan'daki çita projesi, Türkiye'nin kendi biyoçeşitlilik politikaları için ilham kaynağı olabilir. Özellikle Anadolu'da nesli tükenme tehlikesi altındaki türlerin (örneğin Anadolu parsı) korunması ve yeniden yerleştirilmesi çalışmalarında benzer yöntemler uygulanabilir. Ayrıca iki ülke arasında çevre ve yaban hayatı koruma alanında işbirliği potansiyeli bulunuyor. Hindistan'ın deneyimi, Türkiye'nin uluslararası koruma projelerindeki rolünü güçlendirebilir. Kısacası, bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel çevre diplomasisi açısından takip edilmesi gereken bir örnek teşkil ediyor.