Macaristan Parlamentosu, Avrupa Birliği'nin (AB) dondurduğu milyarlarca euroluk fonların serbest bırakılmasını amaçlayan kapsamlı bir yolsuzlukla mücadele yasası paketini kabul etti. AB yanlısı muhafazakar Başbakan Gáspár Magyar'ın Nisan ayında Viktor Orban'ı 16 yıllık iktidarının ardından devirmesinden bu yana atılan en somut adım olan düzenleme, mecliste 142 kabul, 39 ret ve 3 çekimser oyla geçti. Yeni yasa, kamu ihale süreçlerinde şeffaflığı artırmayı, yolsuzluk suçlarına verilen cezaları ağırlaştırmayı ve bağımsız bir yolsuzlukla mücadele kurumu oluşturmayı öngörüyor. Magyar, seçim kampanyasında vaat ettiği 'rejim değişikliği'nin ilk somut adımı olarak nitelendirdiği yasanın, AB ile ilişkilerde yeni bir sayfa açacağını belirtti.
Gelişmenin arka planı
Macaristan, Orban döneminde yargı bağımsızlığı, medya özgürlüğü ve yolsuzlukla mücadele konularında AB ile uzun süredir karşı karşıyaydı. Brüksel, 2022'de ülkeye ayrılan 22 milyar euroluk kalkınma fonunu, hukukun üstünlüğü endişeleri nedeniyle dondurmuştu. Orban'ın Nisan 2024 seçimlerini kaybetmesiyle iktidara gelen Magyar hükümeti, AB fonlarını serbest bırakmak için yolsuzlukla mücadele reformlarını öncelikli hedef olarak belirledi. Yasa taslağı, AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu'ndaki uzmanlarla işbirliği içinde hazırlandı. Muhalefet partileri, yasanın yeterince kapsamlı olmadığı ve eski rejimin yolsuzluk ağını tamamen temizleyemeyeceği eleştirisini yaparken, iktidar partisi ise bunun bir başlangıç olduğunu vurguladı.
Yasal düzenleme kapsamında, kamu ihale süreçlerine bağımsız gözlemcilerin katılımı zorunlu hale getiriliyor. Ayrıca, yolsuzluktan hüküm giyenlerin kamu görevine dönmesi engelleniyor ve mal varlığı beyanı sistemi sıkılaştırılıyor. Yeni kurulacak Bağımsız Yolsuzlukla Mücadele Kurumu, doğrudan parlamentoya karşı sorumlu olacak ve soruşturma yetkisine sahip olacak. Magyar hükümeti, bu adımların AB fonlarının en kısa sürede serbest bırakılması için yeterli olacağını umuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Macaristan'ın yolsuzlukla mücadele reformu, sadece AB fonlarının önünü açmakla kalmayacak, aynı zamanda Orta ve Doğu Avrupa'da hukukun üstünlüğü konusunda bir emsal teşkil edebilir. Polonya ve diğer Visegrád ülkeleri, benzer endişelerle AB ile müzakere ediyor. Macaristan'daki gelişme, AB'nin genişleme sürecinde hukukun üstünlüğü kriterlerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Küresel bağlamda, bu tür reformlar, uluslararası yatırımcıların güvenini artırarak ülkenin kredi notuna olumlu yansıyabilir. Ancak, reformun uygulanmasındaki samimiyet ve süreklilik, AB'nin ve piyasaların değerlendirmesinde belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macaristan'daki bu gelişme, Türkiye'nin AB ile ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. AB'nin hukukun üstünlüğü konusundaki hassasiyeti, aday ülkeler ve üye devletler için tutarlı bir standart oluşturuyor. Türkiye de AB müzakere sürecinde benzer kriterlerle karşı karşıya. Macaristan örneği, yolsuzlukla mücadele reformlarının AB fonlarına erişimde kilit rol oynadığını gösteriyor. Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde bu tür reformların önemi, Macaristan'daki başarının diğer ülkelere ilham vermesi durumunda daha da artabilir. Ayrıca, Türk şirketleri için Macaristan'da yatırım ortamının iyileşmesi, yeni iş fırsatları yaratabilir.