Brezilya'da 30 Ekim'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu öncesinde solcu aday Luiz Inácio Lula da Silva ile sağcı Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, cuma günü düzenlenen son televizyon tartışmasında alışılmadık biçimde sakin bir üslup benimsedi. Tartışmanın sonucu, Latin Amerika'nın en büyük ülkesinin ABD Başkanı Donald Trump'ın desteklediği bölgesel sağa dönüş dalgasına katılıp katılmayacağını ya da solcu bir kale olarak kalıp kalmayacağını belirleyecek.
Tartışmanın Arka Planı
Globo TV tarafından düzenlenen ve yaklaşık iki saat süren tartışmada iki aday da birbirine karşı daha ölçülü bir dil kullandı. Özellikle ekonomik politikalar, yolsuzlukla mücadele ve Kovid-19 salgını yönetimi gibi konularda karşılıklı suçlamalar yöneltilse de, tartışma önceki turlara göre daha az gergin geçti. Lula, Bolsonaro'yu salgın sırasında yetersiz kalmakla eleştirirken, Bolsonaro ise Lula'nın geçmişteki yolsuzluk skandallarına atıfta bulundu. Ancak her iki aday da birbirlerinin kişisel özelliklerine yönelik ağır hakaretlerden kaçındı.
Bu sakin üslup, seçmenin kutuplaşmış atmosferden yorgun düştüğü ve son kararını vermek üzere olduğu bir dönemde dikkat çekti. Anketler, Lula'nın Bolsonaro'ya karşı hafif bir avantajını gösterse de, farkın hata payı içinde olduğu belirtiliyor. İlk turda Lula yüzde 48, Bolsonaro ise yüzde 43 oy almıştı. Son tartışma, kararsız seçmenler üzerinde etkili olabilecek son büyük fırsat olarak görülüyordu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Brezilya seçimi, yalnızca ülke içi dinamikler açısından değil, aynı zamanda Latin Amerika'nın genel siyasi yönelimi bakımından da kritik önem taşıyor. Son yıllarda Arjantin, Şili, Kolombiya ve Meksika gibi ülkelerde solcu liderlerin iktidara gelmesiyle bölgede sol dalga güçlenmişti. Ancak Bolsonaro'nun yeniden seçilmesi, ABD'nin desteklediği sağcı hareketlere ivme kazandırabilir. Özellikle Donald Trump'ın açıkça Bolsonaro'yu desteklemesi, seçimin küresel jeopolitik bir rekabetin parçası haline geldiğini gösteriyor.
Brezilya, BRICS üyesi ve bölgesel bir güç olarak, iklim değişikliğiyle mücadelede de kilit bir role sahip. Lula'nın zaferi, Amazon yağmur ormanlarının korunmasına yönelik daha güçlü adımlar anlamına gelebilirken, Bolsonaro'nun devamı çevre politikalarında gerileme riskini beraberinde getiriyor. Uluslararası toplum, özellikle Avrupa Birliği ve Çin, seçim sonucunu yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya seçimi, Türkiye'nin Latin Amerika ile ilişkileri ve küresel ticaret dengeleri açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda Brezilya ile ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Lula'nın olası zaferi, Türkiye'nin bölgede artan etkisi ve çok kutuplu dünya arayışıyla uyumlu olabilir. Ancak Bolsonaro'nun kazanması, ABD yanlısı bir çizgiyi güçlendirerek Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde yeni denge arayışlarını etkileyebilir. Ayrıca, Brezilya'nın tarım ve enerji politikaları, küresel emtia fiyatları üzerinden Türkiye ekonomisini dolaylı yoldan etkileyebilir.