Brezilya'nın kuzeydoğusundaki Piauí eyaletinde yer alan Guaribas, 2003 yılında dönemin Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva'nın başlattığı Bolsa Família sosyal yardım programının ilk pilot bölgesiydi. O günden bu yana kent, Lula'nın en sadık kalesi olarak biliniyor. 2022 başkanlık seçimlerinde Guaribaslı seçmenlerin %94'ü Lula'ya oy verdi. Ancak aradan geçen iki yılda, bu kalede çatlaklar oluşmaya başladı. Yükselen gıda fiyatları, istihdam sıkıntısı ve sosyal yardımların yetersizliği, bazı seçmenlerin Lula'ya olan inancını sarsıyor.
Bolsa Família'nın Doğduğu Topraklar
Guaribas, Brezilya'nın en yoksul bölgelerinden biri. 2003'te Bolsa Família'nın ilk kez uygulandığı yer olması, kente sembolik bir önem kazandırdı. Program, düşük gelirli ailelere aylık nakit yardımı yaparak yoksulluğu azaltmayı hedefliyordu. Lula'nın liderliğindeki İşçi Partisi (PT), bu program sayesinde bölgede büyük bir siyasi sermaye biriktirdi. 2022'de Lula'nın yeniden seçilmesinde de bu sadakat önemli rol oynadı. Fakat bugün, aynı mahallelerde farklı bir ses yükseliyor.
Yerel halk, market fiyatlarının hızla arttığından yakınıyor. Bolsa Família ödemeleri enflasyon karşısında eriyor. İşsizlik oranı yüksek, gençler bölgeden göç ediyor. Hükümetin ekonomik politikaları, tarım ürünleri ihracatına dayalı büyümeyi teşvik ederken, iç pazarda gıda enflasyonunu dizginleyemedi. Guaribas'ta bazı seçmenler, "Lula'yı sevdik ama artık geçim derdindeyiz" diyor. Bu ifadeler, 2026 seçimleri için uyarı niteliğinde.
Uzmanlar, Bolsa Família'nın yoksulluğu hafiflettiğini ancak yapısal sorunları çözmediğini belirtiyor. Program, kısa vadeli bir rahatlama sağlarken, eğitim ve sağlık hizmetlerindeki yetersizlikler devam ediyor. Bölgede alternatif istihdam yaratılamaması, halkın umudunu tüketiyor. Lula hükümeti, 2024'te asgari ücrete yapılan zam ve vergi reformuyla durumu dengelemeye çalışsa da etkisi sınırlı kaldı.
Brezilya ve Küresel Ekonomideki Yansımaları
Guaribas'taki hoşnutsuzluk, sadece yerel bir mesele değil. Brezilya, Latin Amerika'nın en büyük ekonomisi ve küresel tarım ile maden ihracatında kilit bir aktör. Lula'nın iç politikadaki zayıflaması, ülkenin dış politikada izlediği çok kutuplu çizgiyi etkileyebilir. Brezilya, BRICS içinde aktif rol alıyor, Çin ile ticaretini genişletiyor ve Batı ile ilişkilerini dengeliyor. İçerdeki ekonomik sıkıntılar, hükümetin dış politika hamlelerinde elini zayıflatabilir.
Ayrıca, Brezilya'daki gelir eşitsizliği ve yoksulluk, bölgesel istikrarı da etkiliyor. Amazon yağmur ormanlarındaki tahribat, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik önemde. Lula'nın çevre politikaları, uluslararası kamuoyunda takdir toplasa da, yerel ekonomik baskılar bu politikaları sekteye uğratabilir. Guaribas gibi kentlerde yaşayanlar, geçim kaynağı bulmak için ormansızlaşmaya yönelik faaliyetlere destek verebilir. Bu da küresel iklim hedeflerini riske atar.
Öte yandan, Brezilya'nın tarım ürünleri ihracatı, küresel gıda fiyatlarını etkiliyor. Ülkedeki iç talep daralması, ihracat fazlasını artırabilir ve dünya piyasalarında arzı yükseltebilir. Ancak bu durum, Brezilya halkının sofrasına yansımıyor. Ekonomistler, gelir dağılımı bozukluğunun uzun vadede siyasi istikrarsızlığa yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya'daki ekonomik hoşnutsuzluk, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişme olmasa da, küresel ekonomik dengeler açısından önem taşıyor. Brezilya, Türkiye'nin Latin Amerika'daki en büyük ticaret ortaklarından biri. İki ülke arasında tarım, madencilik ve savunma sanayii alanında iş birliği potansiyeli yüksek. Lula'nın iç politikada zayıflaması, Brezilya'nın dış ticaret politikalarında değişikliğe yol açabilir. Ayrıca, Brezilya'nın BRICS içindeki aktif rolü, Türkiye'nin çok kutuplu dış politika stratejisiyle örtüşüyor. Brezilya'da istikrarsızlık, gelişmekte olan ülkelerin ortak sesini zayıflatabilir. Türkiye, bu süreçte Brezilya ile ilişkilerini güçlendirerek ticaret hacmini artırabilir ve alternatif iş birliği kanalları oluşturabilir.