Lübnan'ın en fedakar çevre gönüllülerinden Mona Khalil, 19 Haziran günü 76 yaşında hayatını kaybetti. Ülkenin doğusundaki Bekaa Vadisi'nde yaşayan Khalil, evinin önünde saldırıya uğradı ve kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Onlarca yıldır yaralı hayvanları tedavi eden, orman yangınlarıyla mücadele eden ve nesli tükenmekte olan türleri korumak için özveriyle çalışan Khalil, bölge halkı arasında 'çevrenin koruyucu meleği' olarak anılıyordu. Onun kaybı, yalnızca Lübnan'da değil, tüm Ortadoğu'da doğa koruma çalışmaları için ağır bir darbe oldu.
Doğayla iç içe bir yaşam
Mona Khalil, 1946 yılında Beyrut'ta doğdu. Genç yaşta başlayan hayvan sevgisi, onu üniversite eğitiminden sonra tamamen doğa korumaya adadı. 1970'lerde Bekaa Vadisi'ne yerleşen Khalil, burada terk edilmiş bir araziyi satın alarak 'Doğa Rezervi' adını verdiği bir sığınak kurdu. Yıllar içinde binden fazla yaralı veya hasta hayvanı burada rehabilite ederek doğaya geri kazandırdı. Kurtardığı hayvanlar arasında kartallar, ceylanlar, çakallar ve nadir bulunan Akdeniz fokları da vardı. Khalil, ayrıca bölgedeki orman yangınlarına ilk müdahale eden ekipler arasında yer alıyor ve yerel halkı çevre bilinci konusunda eğitiyordu.
Faaliyetleri nedeniyle zaman zaman tehditler almasına rağmen Khalil, çalışmalarına hiç ara vermedi. Bekaa Vadisi'ndeki yasa dışı avlanma ve ağaç kesimiyle mücadele eden Khalil, hükümet yetkililerine ve yerel güç odaklarına karşı da cesur duruşuyla biliniyordu. 2022 yılında bir röportajında, 'Bu doğa benim ailem. Onu korumak için canımı verebilirim' demişti.
Şiddet sarmalında bir coğrafya
Khalil'in ölümünün ardındaki neden henüz netleşmedi, ancak olayın bölgedeki yasa dışı avcılık ve arazi işgalleriyle bağlantılı olabileceği düşünülüyor. Bekaa Vadisi, yıllardır Lübnan'ın zayıf devlet yapısı nedeniyle güvenlik zafiyeti yaşıyor. Uyuşturucu kaçakçılığı ve kaçak avlanma gibi faaliyetlerin yanı sıra silahlı grupların etkisi altındaki bu bölgede çevre aktivistleri sık sık hedef alınıyor. 2023 yılında da bir başka çevreci, Nadim al-Husseini, işgal ettiği arazilerdeki ağaçlandırma çalışmaları nedeniyle saldırıya uğramıştı.
Khalil'in ölümünün ardından Lübnan Çevre Bakanlığı olayı kınarken, bazı sivil toplum kuruluşları hükümeti çevre aktivistlerini korumaya çağırdı. Aktivistler, doğa koruma alanlarının devlet tarafından daha etkin denetlenmesi ve yasa dışı faaliyetlerle mücadelede gerekli adımların atılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle Akdeniz havzasındaki çevre sorunları ve doğal mirasın korunması konusunda Lübnan ile benzer zorluklar yaşıyor. Her iki ülke de orman yangınları, kıyı erozyonu ve biyoçeşitlilik kaybıyla mücadele ediyor. Khalil'in öldürülmesi, çevre aktivizminin güvenlik riskleriyle karşı karşıya olduğu bir dönemde, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarına da uyarı niteliği taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin çevre alanındaki deneyimlerini Lübnan ile paylaşması ve iki ülke arasında doğa koruma işbirliklerini artırması mümkün. Bu trajik olay, doğanın korunması için devlet ve sivil toplum arasında daha güçlü bir işbirliğine duyulan ihtiyacı bir kez daha gözler önüne seriyor.