Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), çatışmaların patlak vermesinin üzerinden yaklaşık üç ay geçmesine rağmen Lübnan'da insani krizin derinleştiği uyarısında bulundu. Örgüt, bir milyondan fazla kişinin halen yerinden edilmiş durumda olduğunu, artan fiyatlar, gelir kaybı ve yaygın işsizlik nedeniyle gıda güvensizliğinin her geçen gün arttığını açıkladı. WFP verilerine göre, Lübnan nüfusunun yaklaşık dörtte biri, yani 1,5 milyondan fazla kişi akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya. Bu rakam, geçen yıla göre yüzde 20'lik bir artış anlamına geliyor. Özellikle güney bölgelerinde ve başkent Beyrut'un bazı mahallelerinde durumun kritik olduğu belirtiliyor.
Krizin arka planı: Çatışmalar ve ekonomik çöküş
Lübnan, Ekim 2023'te başlayan İsrail-Hizbullah çatışmalarının ardından büyük bir insani krizle boğuşuyor. Çatışmalar, özellikle Lübnan'ın güneyinde büyük yıkıma yol açtı ve yüz binlerce insanı evlerini terk etmek zorunda bıraktı. WFP'ye göre, yerinden edilenlerin çoğu okul, cami ve kilise gibi geçici barınma merkezlerinde yaşamaya çalışıyor. Temel ihtiyaç maddelerine erişim giderek zorlaşırken, gıda fiyatları son bir yılda yüzde 80 oranında arttı. Bir somun ekmeğin fiyatı iki katına çıkarken, süt ve bebek maması gibi temel gıdalar birçok aile için lüks haline geldi. WFP, Lübnan'da 2019'dan bu yana süregelen ekonomik çöküşün ve bankacılık krizinin etkilerinin hala devam ettiğini, döviz rezervlerinin tükenmesinin ithalatı kısıtladığını vurguluyor.
Uluslararası yardım yetersiz kalıyor
BM ve insani yardım kuruluşları, krizin boyutlarına rağmen uluslararası bağışların yetersiz olduğunu ifade ediyor. WFP, 2024 yılı için Lübnan'a yönelik acil yardım çağrısında bulunmasına rağmen, ihtiyaç duyulan fonun yalnızca yüzde 30'unun karşılanabildiğini açıkladı. Örgüt, 2,5 milyon kişiye gıda yardımı ulaştırmayı hedefliyor ancak mevcut kaynaklarla bu sayının ancak 1 milyona ulaşabildiği belirtiliyor. Özellikle Suriye'den gelen mültecilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde durum daha da vahim. Lübnan, dünyada kişi başına en fazla mülteci barındıran ülke konumunda ve bu durum, sınırlı kaynaklar üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. WFP ülke direktörü, "Lübnan'daki insanlar sadece savaşın değil, aynı zamanda ekonomik çöküşün de kurbanı. Yardım olmadan milyonlarca kişi açlıkla karşı karşıya kalacak" ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki gıda krizi, Türkiye için doğrudan ve dolaylı etkiler barındırıyor. Doğrudan etkiler açısından, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım çabaları ve Lübnan'daki Türk kuruluşlarının faaliyetleri ön plana çıkıyor. Türkiye, geçmişte olduğu gibi kriz dönemlerinde Lübnan'a gıda ve sağlık yardımı göndermiş bir ülke olarak, bu krizde de benzer bir rol üstlenebilir. Ancak dolaylı olarak, Lübnan'daki istikrarsızlık Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik dengelerini etkileyebilir. Ayrıca, Lübnan'dan Türkiye'ye yönelik yeni bir mülteci dalgası riski, Türkiye'nin zaten yoğun olan sığınmacı yükünü daha da artırabilir. Bu nedenle, krizin bölgesel yansımalarını yakından takip etmek ve olası senaryolara hazırlıklı olmak önem taşıyor.